Türkiye’nin yeni bir anayasaya olan ihtiyacı bugün hemen hemen herkes tarafından kabul edilmektedir. Yeni anayasanın yapım sürecinde izlenen ana yaklaşıma/yönteme ilişkin bazı görüşlerimi bu yazımızda özetlemeye çalışacağım.
Bize göre bu tarihi dönemde yöntem şu olmalıdır; bütün taleplere, tekliflere, görüşlere, önerilere ve ideolojilere kapıları sonuna kadar açmak, hepsini saygıyla karşılamak,
hepsini tartışmak ve Türkiye’nin kaderini onların aydınlığında, zenginliğinde fakat tarihimizin büyük mirasının temel değerlerine dayanarak hazırlamak. İşte, en doğru yollardan biri de bence budur.
TBMM’de bulunan tüm partilerin aynı masada yer alıp ortak bir amaç çerçevesinde görüş alışverişi yapmaları ülkemiz tarihinde nadir görülen güzel manzaralardan biridir. Şayet bu Meclis yeni sivil bir anayasayı yaparsa, büyük tarihi hafızamızda kendisine en “ulvi” en “kıymetli” yeri şimdiden bulmuş olacaktır.
Ayrıca şunu belirtmeliyim ki, bu süreçte sivil toplum örgütleri, üniversiteler ve diğer ilgili kurumların ulusal ve yerel çapta hazırladıkları “Anayasa Önerileri”nin bu tarz çalışmalar içinde olması son derece sevindiricidir. Bugüne kadar takip edebildiğimiz kadarıyla bu yöntem Sayın Meclis Başkanı Cemil Çiçek Bey tarafından layıkıyla yürütülmektedir.
Uzlaşma ve dayanışma içerisinde geliştirilen bir söylem dili ve üslup, anayasa yapım süreçleriyle birlikte, siyasi partiler arasında var olan siyasi rekabet ve çeşitli konulardaki duyarlılıklara dayanan görüş farklılıklarının, çok derin zıtlaşmalara yol açmamasına neden olacaktır.
Yine Sayın Başbakanımızın isabetle belirttiği gibi Anayasa hazırlama sürecini bir takvime bağlamak yerinde olacaktır. Gördüğümüz kadarıyla verilen tarih 2012 sonudur.
Anayasa hazırlık çalışmalarında aşağıda önemli bulduğumuz birkaç noktayı bu yazımızda sizlerle paylaşmayı uygun buluyorum.
Reklâm Kampanyası;anayasa hazırlık dönemi içinde bulunduğumuz bu günlerde, medyada reklâm kampanyasıyla amaç kamuoyunda farkındalık oluşturup halkın duyarlılığını artırmak, mümkünse halkın bu sürece katılımını çeşitli yollarla sağlamanın araçları geliştirilmelidir. Reklâm kampanyasında yeni bir anayasa yapmanın tarihi fırsatları ve önemini anlatan sloganlara başvurulmalıdır.
Örneğin:
“[tarihe] izinizi bıraktınız, şimdi sıra fikrinizi belirtmekte” ,
“Anayasal haklarınıza karar vermek sizin hakkınız” vb. sloganlar, insanlara bu fırsatın önemini anlatan bu tür etkileyici söylemlere başvurulabilir. Bu tür reklâmlar televizyonlar, radyolar, sosyal medya (internet ortamı) broşür ve afişler gibi kitle iletişim araçları yoluyla kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
Sempozyumlar:Uzlaşma Komisyonuna üye politikacıların kamuoyuna yürüttükleri faaliyetler hakkında birinci elden bilgilendirmeleri ve bu noktada onların fikirlerini ve görüşlerini almak için (bütün katkılar ilgili tarafların değerlendirmesine sunulmak için kaydedilmelidir) kamuoyuna açık sempozyum, seminer, panel ve konferanslar düzenlenebilir ve tarihleri medya organları tarafından kamuoyuna önceden bildirilmelidir. Bu tür etkinlikler tüm illerimizi kapsayacak bir biçimde 12 merkezi İlimize yakın diğer illerin de davet edilmesi suretiyle yapılabilir.
Uzman Görüşlerinin Alınması:Düzenlenecek sempozyumlara paralel olarak, “Ulusal Sivil Toplum Dinleme Programı” yürütülebilir. Bu çerçevede, her biri tematik alt-komitelerle kendi alanlarında görüş belirtmeleri faydalı olacak kişiler ve kurumlara yönelik toplantılar düzenlenebilir. Hazırlıklar, katılacak kurumların ve kişilerin seçimlerinde taraflılık olmaması için, sivil toplum kuruluşları ve Uzlaşma Komisyonu’nun ortaklaşa çalışmasıyla gerçekleştirilmelidir. Böylece azami derecede temsil ve herkese uygun bir ajanda belirlenmiş olur. Buna benzer bir etkinliği Sayın Meclis Başkanımız Üniversitelerin Anayasa hukukçuları Öğretim Üyeleri ile bir toplantıyı gerçekleştirmişti.
Diğer İletişim Araçları İle İstişare: Kamuoyunu sık sık bilgilendirmek için, konuları detaylı ve eğitici bir şekilde sunan “Bizim Anayasamız” veya “Anayasal Diyalog” başlıklı bir resmi bülten hazırlanmalıdır. İki haftada bir yayınlanması gereken bülten sekiz on sayfalık kısa ve özet içeriğe sahip olmalıdır. Bülten vatandaşların süreci takip edebilecek bir olanağa sahip olmasını sağlayacaktır. Bu bülten, toplu taşıma araçlarında ve halkın yoğun olarak ziyaret edebileceği yerlerde dağıtılmalıdır. Bu bülten TBMM Başkanlığı tarafından çıkarılıp dağıtımı yapılabilir.
Yine televizyon kanlarında “Anayasa” içerikli televizyon programları hazırlanabilir. Bu programlara katılan “Uzlaşma Komisyonu Üyeleri” veya “Parti Sözcüleri” kamuoyunu çeşitli sorular ve cevaplar ışığında aydınlatabilir. Gerekli görülmesi halinde TRT bünyesinde bulunan bir kanalın anayasa hazırlık aşaması sonuçlanana kadar bu yayını kendi bünyesinde TBMM adına gerçekleştirebilir.
Kişisel sorulara cevap getirebilmek içinse bir “Anayasa Diyalog Telefon” hattı kurulmalıdır.
Son olarak, Uzlaşma Komisyonu üyeleri ve Parti Sözcüleri zamanın yeni medyası internete de başvurmalıdırlar. Anayasa temalı kurulacak web sitesi ya da sitelerinde bütün haberler, taslaklar, bazı düşünceler ve Uzlaşma Komisyonu’nun kendi talepleri yayınlanmalıdır. Mevcut TBMM web sayfasında buna yönelik sayfa yeterince bilinmemekle birlikte yetersiz kalmaktadır. Özellikle gençlerin internete erişimi çok yaygın olduğundan dolayı bu yöntem nüfusu 18-30 yaş arası 20 milyon civarında olan genç kesimin bu sürece katılım sağlaması oldukça önem araz etmektedir.
Sözlerimi bitirirken şunları da belirtmeden geçemeyeceğim; özgürlük yalnızca haklara sahip olmak değil, aynı zamanda o haklardan yararlanmaktır; insanların kendi gelecekleri üzerine alınacak kararlarda söylediklerinin dikkate alınmasıdır. Bu amaçla, yeni anayasanın iktidarın kaynağının sadece halka/millete ait olduğunu kesin bir dille belirtmesi gerekir. Yeni Anayasamızı yaptığımız gün şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki halkımız artık gerçek anlamda “özgür olmakta özgür” olacaktır. 10.01.2012
Abdülkadir Aks Ak Parti Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkanı
Kodlama | www.nuans.com.tr
© 2011 Siyaset Dergisi