Bu ayki yazımda size S&P’nin ülke kredi notlarını düşürmesindenbahsedeceğim ve bunu değerlendireceğim.S&P 14 Ocak Cuma günü Avrupa Ekonomisini salladı. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P, Cuma günü 9 ülkenin

 

kredi notunu düşürdü. Özellikle Fransa’nın notunun kırılacağını piyasalar uzun zamandır fiyatlara dâhil etmeye başlamıştı. Not indirimlerinin piyasalara etkisi sınırlı olacak. Hatta kısa vadede Euro, değer bile kazanabilir. S&P Güney Kıbrıs, İtalya, Portekiz ve İspanya’nın kredi/ülke notlarını iki kademe birden indirirken, Avusturya, Fransa, Malta, Slovakya ve Slovenya’nın notlarını birer kademe indirdi. Belçika, Finlandiya, Almanya, İrlanda, Lüksemburg ve Hollanda’nın notlarını değiştirmedi, cari seviyelerini “teyit etti !” 5 Aralık’ta negatif izlemeye aldığı bu notları da “izlemeden çıkardığını” açıkladı. S&P  Avrupa'nın ikinci büyük ekonomisi Fransa'nın AAA olan notunu düşürmesiyle Avrupa'da reytingi düşen ülke sayısı dokuza çıktı.

Dünya ekonomisi başta olmak üzere, ABD, Avrupa ve gelişen ülkelerin gidişatının ve geleceğinin tartışıldığı toplantı, 16 Ocak pazartesi günü Paris'te gerçekleştirildi. OECD Genel Sekreteri Angel Gurria'nın açılışını ve Fransa Ekonomi Bakanı Baroin'in de bir konuşma yaptığı, birçok milletten akademisyenlerin ve finans sektörü mensubunun da katıldığı bu toplantı, Avrupa ekonomisine şu an için bekleneni veremedi.

Türkiye'ye gelince, bugünkü durumu iyi görünmektedir. Ancak kapasiteden yüksek büyüme, kredi balonu ve yüksek cari açıkğın her zaman risk olduğu gerçeği göz önünde tutulmalıdır. Türkiye dışa açık ve büyük bir ekonomidir. Bu nedenle artık dünya trendlerinin dışında kalamaz. Dünyada her yer frenli giderken bizim büyük bir cari açıkla, hızla ve rekor düzeyde büyüyerek gitmemiz sürdürülebilir olamaz. Bu arada Türkiye halkı ve medyası kur konuşmak ve döviz spekülasyonu ile meşgul olmak dışında bir şey yapmıyor. Nitekim Euro dalgalandı ve düştü, dolara karşı 1.26 değerini de gördü. Kaldı ki döviz piyasaları her yılın başında, yılbaşı günleri esnasında sallanır ama bu sallanma yılın geri kalan kısmında pek sürmez.

İsviçre ve Japonya, paralarının güçlü değerlenmesini frenlemek için çok uğraştılar. Ama sorunlu ABD parasının değer kaybetmesinden şikâyet etmediler. Çin de parasını düşük değerli tutmaya çalışıyor. 2009 yılından bu yana Merkez Bankalarının tuttuğu Euro miktarı rezervlerin yüzde 28 kadarından yüzde 26 civarına düşmüş. Bu arada Kanada ve Avustralya doları alan Merkez Bankası sayısı da çokmuş! Küresel (Global) finansal kriz başladığından beri risk almak şeklinde sürekli ve çok kısa vadelerde iştah değişikliği yaşandığı ortamlarda, fon yönetenler keyifleri yerinde olduğu zaman ABD dışında ve gelişen ülkelerde yatırım yapıp, keyifleri kötü olduğu zamanda da ABD'ye kaçmayı adet edindiler.

Önümüzdeki dönemde Almanya ile diğer Euro Bölgesi ülkeleri arasındaki faiz farkı açılmaya devam edecek gibi görünüyor. Faiz farkındaki açılma hem günlük haberlerle çeşitli ülkelerdeki ekonomik ve siyasi gelişmelerden kaynaklanacak hem de kredi notları arasındaki uçurum bazı ülkelerdeki faizler üzerine yukarı yönde ek baskı yapacak. Faiz farkları açıldıkça, belli bazı ülkelerin kredi notları daha da düşecek. Bu kısır döngüyü tersine çevirebilecek kayda değer bir gelişme henüz yaşanmadı. Kredi derecelendirme kuruluşu S&P'ye göre, son yapılan Avrupa Birliği Liderler Zirvesi’nde alınan kararlar bu kısır döngüyü kırabilmekten uzak kaldı. Yalnızca bu cümle dahi, bu yıl içinde S&P'nin İspanya, İtalya ve Fransa gibi ülkelerin kredi notunu bir kez daha düşürebileceğinin sinyalini veriyor. Bütün bu hengameden Almanya bir sıyrık almadan kurtulabilir mi? Şimdilik Almanya ekonomisindeki büyüme Almanya'nın kredi notunu kurtarıyor. Avrupa'nın kuzeyinden de ekonomik durgunluk işaretleri geldiği takdirde, yalnızca Euro kullanmaları nedeniyle halen AAA notuna sahip önce Hollanda, Lüksemburg ve Finlandiya, sonra da Almanya'nın notları tehlikeye girebilir.

22 . Sayıdaki (Şubat 2012) Diğer Köşe Yazıları

G. Gül Kılıçaslan
Kıbrıs Türk Halkının bağımsızlığı (G. Gül Kılıçaslan)

Kıbrıs Türk Halkının bağımsızlığı, özgürlüğü, egemenliği, Anavatanın milli çıkarları, stratejik ve jeopolitik konumunu daha da güçlendirmek için verilen bir mücadelenin kahraman öncüsü KKTC Kurucu ve Birinci Cumhurbaşkanı Rauf R. Denktaş artık aramızda yok.

Mail : G. Gül Kılıçaslan
Abdülkadir Aksu
Yeni Bir Anaysa Sürecine İlişkin Birkaç Öneri (Abdülkadir Aksu)

Türkiye’nin yeni bir anayasaya olan ihtiyacı bugün hemen hemen herkes tarafından kabul edilmektedir. Yeni anayasanın yapım sürecinde izlenen ana yaklaşıma/yönteme ilişkin bazı görüşlerimi bu yazımızda özetlemeye çalışacağım.

Mail : Abdülkadir Aksu
Metin Özülkü
HEY GIDI GUNLER HEY (Metin Özülkü)

Merhabalar sevgili Siyaset Dergisi okuyucuları.Bir aylık bir aradan sonra yeniden birlikteyiz. Bu sayıdaki yazımda sizleri şöyle anılara doğru bir yolculuğa çıkarmak istiyorum…  Nostaljik bir yolculuk yapıp eski günleri yâd etmeye ne dersiniz…

Mail : Metin Özülkü
Zara
Yemekteyiz... (Zara)

Arkadaşımın tabağındaki mezeye sıktığı limon sol gözüme, on ikiden sıçrıyor. Biraz yandı ama "o limondan nasibim varmış" diye düşünüyorum.Konser vermek için gittiğim onca şehirde su bile içerken" nasibim varmış" cümlesi geçer içimden.

Mail : Zara