Haberler | GÜNDEM ile ilgili Haberler

MİLLİ DAVANIN YILMAZ KAHRAMAN MÜCAHİTİ RAUF DENKTAŞ ŞİMDİ VATAN TOPRAKLARININ BAĞRINDA

  • Sayı: Şubat 2012

KKTC'nin kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, hayatını kaybetti

Yakındoğu Üniversitesi Hastanesi’nin yoğun bakım servisinde tedavi gören KKTC'nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş 13 Ocak 2012’de vefat etti. 24 Mayıs’ta beyin kanaması geçiren ve sol tarafı felç olan KKTC’nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi’ndeki tedavisinin ardından rehabilitasyon süreci için 8 Temmuz’da Ankara’ya, Genelkurmay Başkanlığı Rehabilitasyon Merkezi’ne götürülmüştü. Rauf Denktaş’ın tedavisine Ankara’da Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde (GATA) devam edilmişti. Beyinle kafatası arasındaki kan birikiminin boşaltılması için 25 Ağustos’ta ameliyat edilen Denktaş, 30 Ağustos’ta da KKTC’de YDÜ Hastanesi’ne getirilmişti. Denktaş, beyinle kafatası arasındaki kan birikiminin artması nedeniyle 5 Eylül’de YDÜ Hastanesi’nde yeniden ameliyat olmuş, 29 Ekim’de de taburcu edilmişti. Hastaneden taburcu edildikten sonra ilk kez 15 Aralık’ta evinden dışarı çıkmıştı. Havanın da güzel olmasından yararlanarak ilk kez evinden çıkan Denktaş, "Benim için ’ölüyor’ dediler, dışarı çıktım" demişti. 8 Ocak 2012 gecesi ishale bağlı su kaybı nedeniyle hastaneye kaldırılmıştı.

Kıbrıs Milli Davasına ve Türklüğe adanmış bir ömür

Baf’ta 1924 yılında doğan Rauf Denktaş, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra gittiği İngiltere'de hukuk eğitimi gördü ve Ada'ya dönüşünde avukatlık yapmaya başladı. 1948 yılında dönemin Kıbrıs Valisi tarafından kurulan ve Ada'nın bağımsızlık perspektifini incelemekle görevlendirilen Anayasa Konseyi'nde üye olarak çalıştı. Bir süre savcılık yapan ve Kıbrıslı Türklerin lideri Dr. Fazıl Küçük ile yakın ilişki içinde olan Denktaş, 1957'de Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu başkanlığına seçildi. Kıbrıs Adası’nın Yunanistan’a bağlanmasını yani ENOSİS’i sağlamak için İngiliz sömürge idaresine ve ana hedef Türkleri yok etmek için kurulan EOKA'ya karşı oluşturulan Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT)'nın kurucuları arasında yer aldı. 16 Ağustos 1960'ta Kıbrıs Türk ve Rum halklarının eşit ortaklığında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti'nin temelini oluşturan 1959 Zürih ve Londra ve 1960 Lefkoşa Antlaşmaları’nın Kıbrıs Türk halkının haklarını koruyacak ve garantileyecek bir yapıda olmasında etkin rol oynadı.

Mart 1964’de Rum katliamlarının görüşüldüğü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde Kıbrıs Türk halkını temsilen yaptığı konuşmanın ardından Makarios tarafından Ada'ya dönüşü yasaklandı. Aynı yıl, gizlice Erenköy'e çıkarak, Rumlarla çarpışan Kıbrıslı Türk üniversite öğrencilerine katıldı. 1967'de yeniden gizlice adaya girerken Rumlar tarafından tutuklandı, ancak Türkiye’nin kararlı tutumu karşısında Türkiye'ye iade edildi. 1968'de Ada'ya dönerek “Cemaat Meclisi Başkanı ve Geçici Kıbrıs Türk Yönetimi Başkan Yardımcısı” olarak göreve başladı. Haziran 1968'de başlayan toplumlararası görüşmelerde 1974'e kadar Kıbrıslı Türkleri temsil etti.16 Şubat 1973'te Kıbrıs Cumhurbaşkanı Muavini ve Kıbrıs Türk Yönetimi Başkanı seçildi.13 Şubat 1975'te kurulan Kıbrıs Türk Federe Devleti'nin iki dönem başkanlığını yaptı. 1983'te kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Kurucu ve Birinci Cumhurbaşkanı oldu. 1990, 1995 ve 2000 yıllarındaki Cumhurbaşkanlığı seçimlerini halkın büyük orandaki oylarıyla kazandı. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın Kasım 2011 tarihinde taraflara sunduğu ve Türk hükümetinin kabul ettiği Annan Planı’ni kabul etmedi ve Anavatan Türkiye ile çatışır durumda kalmamak için 17 Nisan 2005 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmayan Denktaş, 24 Nisan'da görevi Mehmet Ali Talat'a devretti.

Kıbrıs sorununun çözümü için 1968'de Glafkos Klerides ile ilk kez Beyrut'ta müzakerelere başlayan Denktaş, eski Rum liderler Spiros Kiprianu, Yorgos Vasiliu, Glafkos Klerides ve Tasos Papadopulos ile çok uzun yıllar müzakere etti. Denktaş, Kasım 2002'de sunulan ve Annan Planı olarak bilinen BM çözüm planına, “Türk askerini Ada'dan çıkaracağı, Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlük haklarını ortadan kaldıracağı, Anavatan Türkiye’nin Kıbrıs ile bağlarını koparacağı, Kıbrıs Türk halkını azınlık statüsüne düşüreceği, KKTC devletini ortadan kaldıracağı ve Kıbrıs’ı bir Helen adası haline getireceği'' tespitlerini güçlü hukuki ve siyasi gerekçelere dayandırarak kabul etmedi ve “hayır” kampanyası yürüttü. Denktaş, Annan Planı sürecinde Avrupa Birliği (AB) üyeliğiyle yaşanan tartışmalarda, ''Türkiye olmadan cennete bile girmem” diyerek ulusal çıkarları her şeyin üstünde tutan ilkeli ve doğru bildiği tavrını sürdürdü. Annan Planı referandumundan sonraki gelişmeler ve günümüzde yaşanan gerçekler Rauf Denktaş’ın haklılığını ortaya koymuş, Kıbrıs tezlerinin geçerliliğini ve kalıcılığını göstermiştir.Rauf Denktaş, 24 Nisan 2005'te, Annan Planı referandumun 1. yıl dönümünde, görevi 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'a devretti.  Denktaş, cumhurbaşkanlığından ayrılmasının ardından, çalışmalarını, Lefkoşa'daki çalışma ofisinde sürdürdü. Milli davamızı Türkiye’de ve Türkiye dışında verdiği konferanslar, katıldığı paneller ve televizyon programlarında inandığı ilkeler doğrultusunda yılmadan, bıkmadan savundu. 

Fotoğraf çekme merakı olan ve çok sayıda fotoğraf sergisi açan Denktaş'ın onlarca yayımlanmış kitabı bulunuyor. Denktaş'a çok sayıda üniversiteden fahri doktora unvanı verilmiştir. Sürekli olarak yaşanan gelişmelerle ilgili düşüncelerini birçok gazetede köşe yazılarıyla değerlendirdi, yol gösterdi…50'den fazla kitabı olan ve farklı ülkelerde fotoğraf sergileri açan Denktaş, aralarında Türk Dünyası hizmet ödülü, Atatürk Uluslararası Barış ödülü gibi birçok ödül aldı, 2005'te de Türkiye'de Üstün Hizmet Şeref Madalyası'na layık görüldü.

Rumların yıllarca Ada'da çözümü engelleyen kişi olmakla suçladığı Denktaş Kıbrıs sorununda ödün vermez bir çizgi izledi. Her fırsatta "Ada'nın tümünü ele geçirmek istiyorlar" dediği Rumlara güvenilemeyeceğini savundu. Arabuluculuk yapan birçok yabancı diplomatı Rumların dümen suyunda gitmekle suçladı. Birçok yabancı diplomat da Denktaş'ı ileriyi görememek ve geçmişe endeksli bir politika izlemekle itham etti.

''Bağımsızlıktan asla vazgeçmeyin''

Kıbrıs Türk halkının, geleceğe bakarak, geçmişte yaşananların bir daha olmaması için dik durması, Anavatan ile bağlarını güçlendirmesi, Türklüğüyle gurur duyarak, Atatürk ilkelerinden taviz vermemesi gerektiğini vurgulayan Denktaş, ''Devlet demek hürriyet demektir, dimdik ayakta durup, kimsenin boyunduruğu altına girmemek demektir. Bağımsızlığınızdan ve egemenlikten asla vazgeçmeyin'' demişti.

Müzakere masasında bunların bilinciyle oturulması gerektiğini, egemenlikten, Anavatanının etkin ve fiili garantörlük hakkından hiçbir zaman vazgeçilmemesini, Maraş, Güzelyurt ve Karpaz yarımadası konusunda asla taviz verilmemesi gerektiğini dile getiren Denktaş, ''Karpaz stratejik bakımdan çok önemli bir bölge. Asla taviz verilmeyeceğini herkesin bilmesi gerek'' görüşünü ve kararlılığını sürekli büyük bir inanç ve güvenle ortaya koymuştur.“Kimse bizi bu yurttan, vatandan mahrum edemez, Anavatandan kopartamaz ve ayyıldızlı bayraklarımızı gönderden indiremez'' diyen Denktaş, Kıbrıs Türk halkının Anavatan Türkiye'ye güvenmesini istemiştir. ''Anavatana gelecek her zarar, bize de zarar verecektir'' görüşünü sürekli dile getiren Denktaş, Kıbrıs Türk halkının kimseye muhtaç olmadan yaşayacak, her zorluğun üzerinden gelecek gücü olduğunu kaydetmiştir. Denktaş, KKTC Devleti'nin bir evlat gibi olduğunu, bu evladı yaşatmak gerektiğini, ona zarar vermeye çalışan herkese ''dur'' demenin tüm Kıbrıslı Türklerin ve Türk milletinin görevi olduğunu vurgulamıştır.

Rauf Denktaş, hayatının anlatıldığı bir belgesel sonrasında, ekrandan yaptığı konuşmada, 197 günlük hastalık sürecinde kendisini arayıp destek olan, kendisi için dua eden herkese teşekkür ederek, Kıbrıs Türk halkının sevgisinden moral bulduğunu, motivasyonunun arttığını söylemişti. Kıbrıs Türk halkına, devletine sahip çıkması için çağrıda bulunan Rauf Denktaş, ''Devletsiz kalmak her şeyiyle aciz kalmak demek, başkasına muhtaç olmak demektir. Devletsiz yaşayan insanlar olabilir ama devletsiz yaşayan millet yoktur. Kıbrıs Türk halkı, Türk milletinin ayrılmaz, kopmaz bir parçasıdır'' demiştir.

Ömrünün son dakikalarına kadar devletin varlığını vurgulayan ve Kıbrıs Türklerine sürekli, ''Devlete, bağımsızlığa ve egemenliğe sahip çıkın, Anavatan Türkiye'ye güvenin'' çağrısı yapan Denktaş, Kıbrıs Türklerinin eşit egemenlik hakkından, Türkiye'nin etkin ve fiili garantisinden ve Türk askerinin adadaki varlığından taviz vermedi. KKTC’nin Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş, hasta yatağında dahi devletini, egemenliği, bağımsızlığı düşündü. Son anlarında bile Kıbrıs Rum tarafına ''Burası bağımsız bir cumhuriyettir'' diye seslenen Denktaş, 23 Aralık 2011'de, hayatının ele alındığı bir etkinliğe gönderdiği mesajda, ''Mücadelenin yeni nesle anlatılması herkesin vatan borcudur'' demişti.

Rauf Denktaş devlet töreni ile toprağa verildi

13 Ocak Cuma günü hayata gözlerini yuman Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, yapılan görkemli bir törenlerle defnedildi. Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda katafalka konan naaş, Kıbrıs Türk Güvenlik Kuvvetleri Subaylarının omuzlarında top arabasına konarak Selimiye Camisi'ne götürüldü. Denktaş'ın tabutunun üzeri, top arabasına konmadan önce bir tarafı Türk bayrağı, diğer tarafı da KKTC bayrağı olan ikili bir bayrak örtüldü. Denktaş’ın görkemli cenaze törenine, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Yardımcı ve Kıbrıs İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Beşir Atalay, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, MHP lideri Devlet Bahçeli, DSP lideri Masum Türker’in, Saadet Partisi Genel Başkanı, eski CHP liderleri Deniz Baykal, Hikmet Çetin, Altan Öymen, çok sayıda Bakan katıldı. Genelkurmay Başkanı, Kuvvet Komutanları, yüksek yargı organlarının başkanları, sendika liderleri, Türk devletlerinden ve Balkanlar’dan çeşitli düzeylerdeki temsilciler son görevde hazır bulunmak için adaya geldiler. Törene merhum başbakanlardan Bülent Ecevit'in eşi Rahşan Ecevit de katıldı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Tayyip Erdoğan, sabah saatlerinde Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na gelerek Denktaş ailesine taziyelerini sundu. Selimiye Camii'ne getirilen Denktaş'ın naaşı, burada kılınan cenaze namazı sonrasında top arabası üzerinde halkın büyük katılımıyla uzun bir yürüyüşle Cumhuriyet Parkı'na götürüldü. Denktaş'ın naaşı, saat 15.00 sularında Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) Anıtı'nın da bulunduğu Cumhuriyet Parkı’nda dualarla defnedildi.

Mezara, KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Başbakan Yardımcısı ve Kıbrıs İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Beşir Atalay, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Halil İbrahim Akça ve diğer yetkililer kürekle toprak attılar. Denktaş'ın bugün kılınan cenaze namazı öncesinde Türkiye'deki tüm camilerde sala verildi.

Rauf Denktaş’ın vefatı Türk ve Dünya gündeminde

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Denktaş'ın vefatı ardından yaptığı açıklamada, "Kıbrıs Türk halkının bu mirasa sahip çıkarak, Kıbrıs’ta acil ve kalıcı barışın tesisine yönelik yarım asırlık mücadelesinde başarıya ulaşması, merhum Denktaş’ın aziz hatırasını yaşatacak en önemli kazanım olacaktır. Kıbrıs Türk halkı, bu onurlu mücadelesinde, Anavatan Türkiye’yi her zaman yanında bulacaktır." dedi.

Başbakan Erdoğan, Denktaş'ın vefatı nedeniyle yayımladığı taziye mesajında, “Kıbrıs Türklerinin yetiştirdiği değerli devlet adamı Denktaş'ın vefatı, sadece KKTC'de değil, Türkiye'de de derin bir hüzne yol açmıştır. Türk milletinin gönlünde müstesna bir yere sahip olan merhum Denktaş'ın idealleri, uğruna hayatını vakfettiği KKTC topraklarında ebediyen yaşayacaktır. Bu kederli günde KKTC'deki kardeşlerimizin acılarını Türkiye olarak yürekten paylaşıyoruz. Merhum Denktaş'a Allah'tan rahmet, ailesine, yakınlarına, Kıbrıs Türklerine ve aziz milletimize sabır ve başsağlığı diliyorum.” Erdoğan, Denktaş'ın vefatı nedeniyle Denktaş'ın oğlu Serdar Denktaş ve KKTC Başbakanı İrsen Küçük'e de başsağlığı mesajı gönderdi.

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Rauf Denktaş'ın vefatı nedeniyle yayımladığı taziye mesajında şunları kaydetti: ''Kıbrıs davasının yılmaz savunucusu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Kurucu Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Denktaş'ın vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyorum. Merhum Denktaş, sadece Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin değil bütün Türk milleti için önemli bir değerdir. Merhum Denktaş, milletimizin Kıbrıs davasını her zaman çilesini çekmiş büyük bir vatansever, eşsiz bir devlet adamı ve yeri doldurulamaz bir şahsiyettir. Yaşadığı sürece Kıbrıs Türkünün varlığı ve bağımsızlığı için hayatını ortaya koymuş ve tüm ömrünü Kıbrıs davasına vakfetmiştir. Yeri hiçbir zaman doldurulamayacak ancak hatırası Türk milleti tarafından daima yaşatılacaktır. Merhum Denktaş'ın davasına gönül veren Türk milletinin başı sağ olsun. Kendisine Allah'tan rahmet, kederli ailesine başsağlığı diliyorum.''

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Denktaş’ın ölümünden sonra verdiği mesajda: “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Kurucu Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Denktaş'ı kaybettik. Kendisi özellikle Kıbrıs Türklerinin baskı politikalarına karşı yürüttüğü onurlu mücadelede oynadığı rol ile unutulmayacak hizmetler verdi. Kıbrıs Mücahitleri ve Türk Halkı onun aziz hatırasını asla unutmayacak. Kendisine Allah'tan rahmet, geride bıraktıklarına başsağlığı diliyorum. Hepimizin başı sağ olsun” ifadelerine yer verdi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Rauf Denktaş'ın vefatıyla ilgili, ''Bir tarih daha göçmüştür'' dedi. Eroğlu, Denktaş'ın verdiği hizmetlerin, siyasi hayatındaki mücadelelerin unutulmayacağını, unutturulmayacağını belirtti.

Rauf Denktaş'ın oğlu Serdar Denktaş da, yaptığı açıklamada, “Hepimizin başı sağ olsun. Bir devlet kurdu, cemaatten halk yarattı. Dilediği yolda yürümeye devam edeceğiz. Aile olarak herkese teşekkür ederiz” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu taziye mesajında ''KKTC'nin kuruluşunda büyük emeği olan bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin lideri ve KKTC'nin bugüne gelmesine en büyük katkıyı yapan kurucu devlet başkanı Rauf Denktaş'ı kaybetmenin büyük üzüntüsü içindeyiz. Anısı önünde her zaman saygıyla eğileceğimiz, büyük devlet adamı Rauf Denktaş'a rahmet, Denktaş ailesi, KKTC halkı ve Türk dünyasına başsağlığı diliyorum.'' ifadelerini kullandı.

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel de, Denktaş hakkında, "Kendisinin inandığı davaya ne kadar bağlı, tutkulu olduğunu, meseleyi neticeye götürmek için gayretli olduğunu gördüm. Milletimiz büyük bir evladını kaybetmiştir. İnandığı davadan hiç yılmadı. Hep inandığı istikamette yürüdü. Kendisine büyük bir sevgi ve saygım vardı. Hepimizin başı sağolsun. Kahramanlar kolay yetişmiyor." şeklinde konuştu.

KKTC Eski Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat vermiş olduğu taziye mesajında: ‘’Tarihi bir kişiydi. Kıbrıs Türkü'nün tarihinde çok önemli ve büyük roller üstlenmişti. Kıbrıs Türk Tarihi ile neredeyse bütünleşmişti. Kendisini kaybetmek tabii ki büyük bir boşluk yaratıyor. Bu boşluğu doldurmak için çok çalışmak gerekecek. Hepimizin başı sağ olsun.’’ dedi.

[...]