Uzun yıllar siyasetin her aşamasında “önemli” yeri olan başarılı siyaset adamı İsmet Sezgin,1928’te Aydın’da doğdu.Çocukluğunun geçtiği yıllar, ülkece yoksulluğun yaşandığı, Kurtuluş Savaşı’nın ağır yükünden sıyrılmaya

 

çalışılan umut dolu; ama zor yıllardır. Memur bir babanın güçlükle yetiştirdiği dokuz kardeşin en büyüğü olan İsmet Sezgin, babasını erken yaşlarda yitirince yaşamı boyunca herkese karşı omuzlarında taşıyacağı sorumlulukla daha o günlerde buluşarak kardeşlerine kol kanat germiş; insanlar için bir şeyler yapmayı ülkü edinerek de çok geçmeden yalnız kardeşlerinin değil, herkesin “İsmet Ağabey”i olmuştur.

Umutların odağında olabilmek kolay değildi elbet. Yaşanası birçok şeyi ertelemek durumunda kaldı. Ne sevdalarını yaşayabildi gönlünce ne de çocuklarının saçlarını doya doya okşayabildi. Severek seçtiği siyaset yolunda hep çalıştı, hep didindi ülkesi için. Yüreği şair duyarlılığıyla coşarken o hep en zor kararları verdi.

İzmir’e geldiğinde, atletizm yapan, şiir ve edebiyat tutkunu bir gençti. İzmir Yüksek Ekonomi ve Ticaret Okulu’nda okurken insanları etkileyen kişiliğiyle Talebe Birliği Başkanlığı’na seçildi. Uzun yıllar sevdasını dayanışmayla sürdüreceği eşi Saadet Hanımefendi ile tanışması da üniversite yıllarına rastlar.

Eğitimini tamamladığında Denizli Emlak Kredi Bankası’nda çalışmaya başladı. Denizli’de geçen yıllar İsmet Sezgin’in aktif siyasete de atıldığı yıllardır. 1955 yılına değin Demokrat Parti İl İdare Kurulu üyesi ve aynı yıl, Türkiye’nin en genç Belediye Başkanıdır. Henüz 27 yaşında, doğup büyüdüğü Aydın ilinin belediye başkanı… Bu genç siyasetçi, çalışkanlığı, dürüstlüğü, dışadönüklüğü, iyi konuşması, becerisi, sevgi ve halka yakınlığıyla Türkiye’nin yakın tarihinde hep önemli görevlerde bulunacaktır artık; ne darbeler, krizler görecek, yine de dimdik ayakta kalacaktır.

27 Mayıs 1960’ta İzmir Poligon Askeri Cezaevi’nde ve Aydın’da jandarma nezaretinde iki ay süren tutukluluk… Bu süre bitince Aydın’da Adalet Partisi’ni kurmak… 1961 seçimlerinde, Aydın Milletvekili İsmet Sezgin… 1969’da Gençlik ve Spor Bakanı… 12 Mart 1971’de askeri darbeyle bu görevinin sona ermesi…12 Eylül 1980’de milletvekilliğinin sona ermesi, yine bir askeri darbeyle… İşte bu sürede, birçok etkin görev üstlendi. Maliye Bakanlığı yaptı. 12 Eylül 1980’den sonra başlayan yasaklı oluşu yüzünden 1983 seçimlerine katılamadı; ama DYP’nin kuruluşunda önemli rol oynadı ve 1991 yılında Aydın’dan DYP milletvekili oldu. 49. Demirel Hükümetinde İçişleri Bakanlığı yaptı. 1995 yılında TBMM Başkanlığı’na seçildi. 1996’da parti başkanı ve yöneticileriyle fikir ayrılığı yüzünden, kuruluşunda da yer aldığı partisinden ayrıldı; 7 Ocak 1997’de arkadaşlarıyla birlikte DTP’yi kurdu. 1997 Haziran ayında 55. Cumhuriyet hükümetinde Başbakan Yardımcılığı ve Milli Savunma Bakanı görevini üstlendi… 1999 ve 2002 Mayısları arasında DTP Genel Başkanlığı görevinde bulundu ve arkadaşlarının deyimiyle siyasetin Koca Çınar’ı İsmet Ağabey partiyi genç ve yetenekli politikacılara bırakarak kendi isteğiyle aktif siyasetten ayrıldı.

Ağır devlet sorumluluğuyla pek çok zaman ihmal ettiği ailesiyle şimdilerde buluşabilen İsmet Sezgin’in sevgili kızları Seyhan Levent ve Ayşe Sezgin, gece gündüz çalışan babalarını hep özleyerek büyüdüler; ama torunları Efe ve Hazel dedeleriyle olmanın keyfini sürüyor.

Dünyayı şair duygusallığıyla algılayan, sevgiyle yorumlayan, insan sıcaklığına tutunarak yaşayan İsmet Sezgin şimdi şiir kitabı “Bir Uzun Soluktu Yaşam”la içimizi ısıtıyor.

Sayın İsmet Sezgin’in “Bir Uzun Soluktu Yaşam” isimli şiir kitabından birkaç örnek sunuyoruz sizlere. Devamı ise gelecek sayıda…

BİR UZUN SOLUKTU YAŞAM

Bir uzun soluktu yaşam

Bir tutam ışık

Bir yudum su

Bir parça ekmek

Ciğerlerime doldurduğum hava

Sırtımı yakan güneş

Kır çiçeklerinden bir demet

Ve bir sevgi sözcüğü sadece

Bir uğraş ömür boyu

Bitmeyen, tükenmeyen, kahreden

Yoktan var eden.

Düşlerin özlemlerin nerede?

Nerede aşkların, sevdaların?

Umutların, hayallerin ne oldu

Diye sorma bana sorma

Tümünü erteledim

Sardım, sarmaladım sımsıkı

Sandığına bıraktım annemin.

İZMİR’E ÖZLEM

Mavi mavi duygulanıyor insan deme bana

Söz açma bana İzmir’den

Anılarım depreşiyor

Yer sarsıntıları kopuyor içimde

Parça parça oluyorum.

Bölük bölük dökülüyorum sokaklara

Seni arıyorum.

Oysaki sen mavi duygular içindesin

İmbatla uyanıyorsun

Kaldırımlarda yağmur kokusu

Başın yıldızlara eriyor

Evrenin yüceliğinde sen varsın

Sonra gözlerin var

Sonra ellerin.

Kordon boyunda sarı sarı ışıklar yanar

Yağmur inceden inceden düşer kaldırımlara

Deniz olabildiğince mavi

Deme bana

Deme,

Bozkırdayım.

Toprağını sevmeyen bitkiler gibiyim

Ellerimde kara kara bulutlar

Ve sen göz bebeklerimde sen

Yağmur bekliyorum.