Geçen ayki sayımızda Türk siyasetinin duayenlerinden İsmet Sezgin’in siyaseti bıraktıktan sonra yayınladığı “Bir Uzun Soluktu Yaşam” isimli şiir kitabından yer verdiğimiz şiirlerine bu sayıda da yer vermeye devam ediyoruz.
KARDEŞİME MEKTUP
Sizin dünyanız nasıl kardeşim?
Yarı aç, yarı tok mudur insanlar?
Kazarlar mı birbirlerinin kuyularını?
Dökerler mi kanlarını?
Dolar taşar mı ırgat pazarları?
Sokaklar işsiz gençlerle mi dolu?
Açlık kol gezer mi günler boyu?
Sıtmadan ölür mü her yıl binlercesi?
Topraklar çatlar mı susuzluktan?
Barış, dostluk, kardeşlik düşleri
Hapislerde mi çürür?
Sevgiden böylesine yoksun mu insanlar?
Böyle değildir değil mi kardeşim?
Rahat uyu!
Sen mutluluklar ülkesindesin
Sonsuza değin.
1949, İzmir
PORTOFİNO
Portofino’ya yağmur yağıyordu
Sefere hazırlanıyordu San Giorgio
Güverteden eller bizi selamlıyordu
Ağlaşıyordu çocuklar rıhtımda
Gitgide kayboluyordu vapur
Gitgide kayboluyordu liman
Ben bu limanda dün anılarını yitirmiş kişi
Kayıtsız, çaresiz, sebepsiz
Bir şarkı dudaklarımda
Ben aşkımı Portofino’da buldum
Portofino’da bir akşamüstü
Dalgalar sahili dövüyordu
Bulutlar parçalanıyordu bir bir
Karanlığın gözleri büyüyordu
Büyüyordu dalgalar kayalarda
Ötelerde, bir yanıp bir sönen deniz fenerleri
Sarhoş gemileri arıyordu limanda
Ve
Flamingo gazinosunda Mary Mella
Bir şarkı söylüyordu hoyrat gemicilere
Ürkek, umutsuz, yorgun…
Ben aşkımı Portofino’da buldum.
Portofino’ya yağmur yağıyordu
Flamingo bütün gecelerden birini yaşıyordu.
Dalgalar, yosun kokuları, tayfalar…
Sarhoş masalar, iskemleler, garsonlar,
Bango, bateri, gitar
Topunun gözleri kapıda
Topunda bir heyecan var
Hepsi seni bekliyorlar Liza
Ama sen yoksun
Hiç gelmeyeceksin
Boşalan bardaklarımda arayacağım seni
Gözlerin gelecek aklıma, kocaman kocaman,
Dudakların kor gibi,
Sesin kulaklarımda çınlayacak,
Yaşadığını bileceğim
Ve
Yeniden geliş içinde evrene,
Bir şarkı olacak dudaklarımda,
Ben aşkımı Portofino’da buldum.
Portofino’ya yağmur yağıyordu
Sarhoştuk sırılsıklamdık
Saçlarından alnına inen yağmur damlalarında Liza’nın
Evrenim ışıyordu,
Mutluluğumuza türküler yakıyordum.
Dudaklarımda buruk bir lezzeti vardı
Aşkın, yaşamanın
Kalbimin vuruşundan anlıyordum,
Bana gel diyordu Liza,
Bak diyordu,
Göreceksin diyordu…
Nasıl gelirim, bacaklarım çekmez ağırlığımı,
Gözlerimi yeşilinde unuttum gözlerinin
Nasıl göreyim?..
Portofino’ya yağmur yağıyordu
Nefesini duyuyordum sıcaklığından
Bir şarkı yükseliyordu
Dalga dalga Filamingo’dan
Ben aşkımı Portofino’da buldum.
1960, Ankara
ARDIÇ AĞACI
Ardıç ağacının gölgesinde
Bozkır güneşiydi içtiğimiz
Step rüzgârları serin mi serin
Son günlerini yaşayan kır çiçekleri
Ellerimizde
Gözlerimizde sevinç
Bakışlarımızda sevgi
Yürekler dolusu heyecan
Uçuşan tarla kuşları
Kelebekler, böcekler
İki karış boyunda
Sararmaya yüz tutmuş ekinler
Bütün görkemiyle doğa
Ayaklarımızın altında
Ve iki kişilik bir dünya
Evrenden kopan
Bozkır ortasında.
Kodlama | www.nuans.com.tr
© 2011 Siyaset Dergisi