• Sayı: Şubat 2012

Geçen ayki sayımızda Türk siyasetinin duayenlerinden İsmet Sezgin’in siyaseti bıraktıktan sonra yayınladığı “Bir Uzun Soluktu Yaşam” isimli şiir kitabından yer verdiğimiz şiirlerine bu sayıda da yer vermeye devam ediyoruz.

 

KARDEŞİME MEKTUP

Sizin dünyanız nasıl kardeşim?

Yarı aç, yarı tok mudur insanlar?

Kazarlar mı birbirlerinin kuyularını?

Dökerler mi kanlarını?

Dolar taşar mı ırgat pazarları?

Sokaklar işsiz gençlerle mi dolu?

Açlık kol gezer mi günler boyu?

Sıtmadan ölür mü her yıl binlercesi?

Topraklar çatlar mı susuzluktan?

Barış, dostluk, kardeşlik düşleri

Hapislerde mi çürür?

Sevgiden böylesine yoksun mu insanlar?

Böyle değildir değil mi kardeşim?

Rahat uyu!

Sen mutluluklar ülkesindesin

Sonsuza değin.

1949, İzmir

PORTOFİNO

Portofino’ya yağmur yağıyordu

Sefere hazırlanıyordu San Giorgio

Güverteden eller bizi selamlıyordu

Ağlaşıyordu çocuklar rıhtımda

Gitgide kayboluyordu vapur

Gitgide kayboluyordu liman

Ben bu limanda dün anılarını yitirmiş kişi

Kayıtsız, çaresiz, sebepsiz

Bir şarkı dudaklarımda

Ben aşkımı Portofino’da buldum

Portofino’da bir akşamüstü

Dalgalar sahili dövüyordu

Bulutlar parçalanıyordu bir bir

Karanlığın gözleri büyüyordu

Büyüyordu dalgalar kayalarda

Ötelerde, bir yanıp bir sönen deniz fenerleri

Sarhoş gemileri arıyordu limanda

Ve

Flamingo gazinosunda Mary Mella

Bir şarkı söylüyordu hoyrat gemicilere

Ürkek, umutsuz, yorgun…

Ben aşkımı Portofino’da buldum.

Portofino’ya yağmur yağıyordu

Flamingo bütün gecelerden birini yaşıyordu.

Dalgalar, yosun kokuları, tayfalar…

Sarhoş masalar, iskemleler, garsonlar,

Bango, bateri, gitar

Topunun gözleri kapıda

Topunda bir heyecan var

Hepsi seni bekliyorlar Liza

Ama sen yoksun

Hiç gelmeyeceksin

Boşalan bardaklarımda arayacağım seni

Gözlerin gelecek aklıma, kocaman kocaman,

Dudakların kor gibi,

Sesin kulaklarımda çınlayacak,

Yaşadığını bileceğim

Ve

Yeniden geliş içinde evrene,

Bir şarkı olacak dudaklarımda,

Ben aşkımı Portofino’da buldum.

Portofino’ya yağmur yağıyordu

Sarhoştuk sırılsıklamdık

Saçlarından alnına inen yağmur damlalarında Liza’nın

Evrenim ışıyordu,

Mutluluğumuza türküler yakıyordum.

Dudaklarımda buruk bir lezzeti vardı

Aşkın, yaşamanın

Kalbimin vuruşundan anlıyordum,

Bana gel diyordu Liza,

Bak diyordu,

Göreceksin diyordu…

Nasıl gelirim, bacaklarım çekmez ağırlığımı,

Gözlerimi yeşilinde unuttum gözlerinin

Nasıl göreyim?..

Portofino’ya yağmur yağıyordu

Nefesini duyuyordum sıcaklığından

Bir şarkı yükseliyordu

Dalga dalga Filamingo’dan

Ben aşkımı Portofino’da buldum.

1960, Ankara

ARDIÇ AĞACI

Ardıç ağacının gölgesinde

Bozkır güneşiydi içtiğimiz

Step rüzgârları serin mi serin

Son günlerini yaşayan kır çiçekleri

Ellerimizde

Gözlerimizde sevinç

Bakışlarımızda sevgi

Yürekler dolusu heyecan

Uçuşan tarla kuşları

Kelebekler, böcekler

İki karış boyunda

Sararmaya yüz tutmuş ekinler

Bütün görkemiyle doğa

Ayaklarımızın altında

Ve iki kişilik bir dünya

Evrenden kopan

Bozkır ortasında.