Siyaset: Sayın Milletvekilim, özgeçmişinizden kısaca bahseder misiniz?

  

Yalçın: 1958 yılında Sivas’ın Gemerek ilçesinde doğdum. İlk ve orta tahsilimi Ankara’da tamamladım. Üniversite hayatına 1975 yılında ODTÜ Gaziantep Mühendislik Fakültesi’nde başladım. 1975-1978 yılları arasında Gaziantep’te Makine Mühendisliği öğrenimi gördüm. Daha sonra Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü’nden 1984 yılında mezun oldum. Aynı yıl Ankara Üniversitesi’nde başladığım Yüksek Lisans çalışmalarımı 1986 yılında tamamladım. 1990 yılında Doktoramı tamamladım.

1999–2001 yılları arasında Sağlık Bakanlığı’nda Müsteşar Yardımcılığı yaptım. 2011 yılında yapılan Genel Seçimlerde Gaziantep’ten milletvekili seçildim. Halen MHP Merkez Yürütme Kurulu Üyesiyim. Bildiğiniz gibi, Milliyetçi Hareket Partisi Basın, Halkla İlişkiler ve Tanıtımdan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısıyım.

 

Siyaset: Sizce Gaziantep ilinin en belirgin özelikleri nelerdir? Gaziantep’in siyasi ve demokrasi kültürünü ve günümüzde ulaştığı siyasi olgunluk düzeyini nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Yalçın: Gaziantep, Türkiye’nin temelini oluşturan birliktelik kültürünün her yönüyle yaşandığı seçkin illerimizdendir. Başka illerden göç aldığı ve karışık bir popülâsyona sahip olduğu hâlde Gazianteplilik ruhu her zaman öne çıkabilmektedir. Bu ruh, kaynağını Türk milletinin vazgeçilmez değerlerinden almakta; ilimizin yöresel özelliklerinde, Türk kültürünün bütün kesimlerini kucaklayan yanı, bariz olarak kendini göstermektedir.

Gaziantep gerek Osmanlı dönemindeki Ayıntap olarak, gerekse Cumhuriyet döneminin gazilik unvanına hak kazanmış kenti olarak, Türk siyasi hayatına damgasını vurmuş bir ilimizdir. Gaziantep yöresel değerlerini girişimciliği ve ataklığıyla mezcederek öne çıkmayı başarabilmiştir. Folklorundan müziğine, sofra kültüründen sahip olduğu ekonomik potansiyele kadar her alanda Gazianteplilerin girişimciliği göze çarpmaktadır. Türkiye’nin neresine giderseniz gidiniz, Gazianteplilerin yöresel zenginliklerinin Türk kültürünü süsleyen izlerini bulursunuz.

 

Siyaset: Gaziantep ilindeki vatandaşlarımızdan aldığınız tepkilere göre Gaziantep’in başlıca sorunları nelerdir? Sizce bunların çözüm yolları nelerdir?

 

Yalçın: Gaziantep’in en önemli sorunları arasında; eğitim başta olmak üzere, başka illerden göç alma, işsizlik, trafik keşmekeşi, belediye hizmetlerinin yetersizliği, çarpık kentleşme, altyapı yetersizliği, çevre kirliliği, kayıt dışı istihdam, tarımda geri kalmışlık, yatırım eksikliği gibi konular sayılabilir.

İstanbul Türkiye ve Türk ekonomisi için ne ise, Gaziantep de Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi için odur. Bu yüzden ilimiz civar illerden kaldıramayacağı ölçüde göç almaktadır. Bilhassa Güney Doğu Anadolu’nun sanayi merkezi olduğundan, işsiz on binlerin akın ettiği bir kent durumundadır Gaziantep.

Başından büyük sorunlarla boğuşan Gaziantep’te belediye hizmetleri dökülmektedir. Trafik deseniz, tam bir keşmekeş içinde. Şehir merkezinden uzaklaşıldığında kenar mahallelerin çok önemli alt yapı sorunları olduğu görülmektedir. Fakirlik kültürü alabildiğine yaygındır. Tam da iktidar partisinin istismarına müsait cinsten... Eğitim ve sağlık sorunları ise giderek büyüyor.

Kentte Organize Sanayi Bölgesi var ama hükümetin ilgisizliği yüzünden kocaman ve hantal bir kapasite hâlinde. İşletmecilerin ciddi sıkıntıları var. Pazar bulamadıkları ve çarkı çeviremedikleri için istihdam yaratamadıkları gibi, işten çıkarmalarla tekneyi çeviriyor çoğu. İşletmesinin kapısına kilit vurmaya hazırlananların sayısı hayli fazla.

Suriye krizinin olumsuz etkileriyse Antep’i kuşatmış durumda. Şehrimize canlılık kazandıran ticaret, eski günlerini arıyor. Şehirde dükkân açıp ticarete soyunmak cesaret istiyor. Maaşlarına doğru dürüst zam alamayan ücretliler, devlet memurları ve emekliler perişan.

Vatandaşın alım gücü iyice zayıflamış durumda. Evine ekmek götürmek için insanların anası ağlıyor. Gaziantep’te çarşı pazara çıkıp dilediğince alışveriş yapmak, halkın ekserisi için zengin lüksüdür artık. İktidarsa ülkede her şey güllük gülistanlıkmış, ekonomik istikrar varmış gibi göstermeye çalışıyor.

 

Siyaset: Gaziantep ilinin siyasal yapısı ve ana eğilimleri nelerdir?

 

Yalçın: Gazianteplilerin ana eğilimleri şeklinde değerlendirmek yerine eskiden, Gaziantep’te birleştirici, kucaklayıcı ve seviyeli bir siyaset kültürü hâkimdi. Ayrımcılık ve partizanlık itibar görmezdi. Gaziantep’in sorunları söz konusu olduğunda, farklı siyasi görüşlerden ve partilerden temsilciler örnek bir dayanışma sergiler, bir araya gelerek memleket meselelerini büyük bir olgunlukla tartışabilirdi. Yani, Gaziantepli siyasilerin yöre halkının meseleleriyle ilgili genel yaklaşımı, yapıcı ve ortak kültürün ruhuna uygun bir anlayışa dayanmaktaydı. Bugün bu anlayış maalesef yerini partizanlığa ve biat kültürüne bırakmıştır.

 

Siyaset: Gaziantep’in başlıca ekonomik, ticari ve sosyal sorunlarından söz eder misiniz?

 

Yalçın: Gaziantep, bir metropol şehirdir. Kendine özgü sorunları vardır. İl merkeziyle kırsal kesimin ve ilçelerin sorunlarını birbirinden ayrı değerlendirmek gerekmektedir. Kırsal kesimde halk çoğunlukla tarım ve hayvancılıkla geçinmektedir. Gaziantep’te sanayileşmenin göstergesi olan birçok gelişme sayılabilir. Bununla birlikte ilimiz sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasında 33. sırada kalmıştır. Kent merkezindeki nispi gelişmişlik, kırsal kesime yansıtılamamıştır. Tarım ve hayvancılığın, yüksek maliyet ve düşük pazar payı gibi önemli sorunları bulunmaktadır.

Gaziantep ekonomisini zorlayan sorunların başında göç potansiyeli gelmektedir. Göç olgusu, Gaziantep’te yaşanan ekonomik, sosyal ve kültürel bozulmanın temel nedenlerinden biridir. Gaziantep ekonomisinin yarattığı istihdamı aşan, gün geçtikçe artan bir talep söz konusudur. Bu da kayıt dışı ekonomiyi körükleyen sebeplerin başında gelmekte, kolay ve vergi ödemeksizin iş gücü kullanma kapasitesini arttırmaktadır. Bir yandan hızlı kentleşme olgusu sürerken, bir yandan da kenti devasa bir köye çeviren faktörler ekonomik pastadan pay almak isteyenlerin sayısını arttırmaktadır. Bu bir tür ekonomik krizdir. Krizden çıkışın yolu yatırımı teşvik ve istihdam yaratmaktır. Aksi takdirde birkaç yıl içinde Gaziantep, bu yükü kaldıramayacak hâle gelecektir. Bu da sosyal sorunlara ve patlamalara yol açabilecek bir faktör anlamına gelmektedir.