• Sayı: Nisan 2011

Kar Beyaz Travertenlerden Daha Ak Ve Sıcak İnsanlara Sahip, Doğasıyla Şairlere İlham Olan Tekstil Cenneti Denizli’nin Vaatlerden Çok İcraat Yapan Azimli, Çalışkan ve Başarılı Valisi Yavuz Erkmen

 

1-Sayın Valim öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

 

Vali ERKMEN : Öncelikle hoş geldiniz. 1956 Çorlu (Tekirdağ) doğumluyum. İlkokulu Lüleburgaz ve Ankara Yenimahalle'de, Ortaokulu Sarıkamış'ta okudum. Lise öğrenimimi ise Ankara’da tamamladım. 1977 yılında Ankara Hukuk Fakültesi'nden mezun olarak, 1978 yılında İçişleri Bakanlığı’nda Ordu Maiyet Memuru (Kaymakam Adayı) olarak göreve başladım.

Çeşitli ilçelerde Kaymakamlık yaptıktan sonra ilk Valilik vazifemi 1992 yılında Bartın’da yaptım. Ardından Zonguldak Valiliği ve 2008 yılının Mayıs ayından bu yana da Denizli Valisi olarak halkımıza hizmet ediyorum.

 

2-Ülkemizin birçok yerinde çeşitli makamlarda bulundunuz, üstün görevler yaptınız ve halkımıza etkin hizmetler sundunuz. Meslek yaşamınızda ifa ettiğiniz görevlerde sağladığınız bilgi birikimi, kazandığınız mesleki nitelikler ve tecrübe birikiminiz ışığında Türkiye’nin idari sorunlarının aşılabilmesi, daha çağdaş, daha etkin ve daha verimli bir idari yapının kurulabilmesi ve halkımızın çok şikâyet ettiği bürokratik uygulamaların asgari düzeye indirilebilmesi, israfın azaltılması için neler yapılmalı ve hangi projelere öncelik verilmeli?

 

Vali ERKMEN  Son yıllarda kamu yönetiminde bürokrasinin azaltılması yolunda yapılan yoğun çalışmalar neticesinde epey mesafe kat edildi. Ancak yine de hepimizin şikâyet ettiği konular oluyor. Bütün çalışma arkadaşlarına hep önlerine gelen konuya olumlu bakmalarını, kendilerini vatandaşın yerine koymalarını, hukuken yapılabilecek bir şey olmasa bile gelen konu kamu yararı taşıyorsa bunu mutlaka yazılı hale getirip mevzuatta değişiklik yapılması için Başbakanlığa veya ilgili Bakanlıklara teklif yapılmasını söylüyorum.

Ben Valiliklerde klasik görevliler dışında (Mülki İdare Amirleri), o ilin nüfusu, sosyal ve ekonomik yapısı dikkate alınarak bir ile beş arasında değişen sayıda daha profesyonel uzmanların da çalışmasının uygun olacağını değerlendiriyorum. Bir ilde tarım öne çıkmışsa tarım alanında, turizm öne çıkmış ise turizm alanında bir uzman olmalı şeklinde düşünüyorum. Tabii bir ilin dinamikleri çeşitlilik de arz edebilir. Yani birkaç alan birden öne çıkmıştır. O zaman öne çıkan alanlarda uzman bulunmalı diye düşünüyorum. Böylelikle klasik memurluk anlayışı dışında konusunda uzman kişilerle bulunduğunuz ili mevcut sektörlerde çok da üst basamaklara taşıyabilirsiniz. Ancak, uzmanlara normal sözleşmeli memur ücreti değil, en az Kalkınma Ajansları’nda çalışan uzmanlar kadar maaş verilmeli.

 

3-Milli Prodüktivite Merkezi (MPM), Denizli’de verimliliği artırmak için yapmış olduğunuz çalışmalardan dolayı sizi “Dünya Verimlilik Ödülü”ne layık gördü. Siyaset Dergisi olarak almış olduğunuz bu anlamlı ödülden dolayı sizi kutlarız. Denizli’de verimliliği artırmak için yaptığınız ve yapmakta olduğunuz çalışmalar hakkında ve bu konuda ileriye dönük projelerinize ilişkin bilgi verir misiniz?

 

Vali ERKMEN  Bilindiği üzere ilimizde her alanda verimliliği artırmak ve mevcut değerlerimizi etkili bir şekilde kullanabilmek amacıyla çözüm arayışına girdik. Bu vesileyle MPM ile temaslarda bulunduk. Zaten daha önceki görev yerim Zonguldak’ta da MPM ile verimliliğin artırılmasına yönelik proje uygulamıştık. Ben, kamu ile özel sektör hep birlikte uyum içinde çalışarak, o ilde bir takım ruhu ile hareket edilerek başarıya ulaşılacağına inanıyorum. Hiçbir zaman kişisel başarı olmaz, başarı birlikte uyumlu çalışmanın sonucudur. Kişisel liderlik, önderlik ise takım ruhu içinde önemli rol oynar.

MPM’nin desteği ile ilimizdeki eksiklikleri tespit ettik. Bu kapsamda vatandaşlarımızın, kamu ve özel sektör çalışanlarının görüşlerini aldık. Bunların sonucunda elimizde kapsamlı bir rapor oluştu. Biz de bu raporun ışığında tabii yine MPM’nin desteğiyle “Yönetim ve Liderlik”, “İnovasyon” ve “Zaman Yönetimi” konularında gerek kamu gerek özel sektör çalışanları ile yöneticilerine eğitimler vererek desteklenmelerine çalıştık.

Hepimizin bildiği gibi Denizli hem doğal hem de kültürel anlamda zengin kaynaklara sahip bir il. Bu kaynakların doğru ve etkin kullanımı bizim için çok önemli. Bu nedenle tekstil başta olmak üzere Denizli sanayisinin geliştirilmesi, mermer ve doğal taş sektörü ile hem turizm hem tarım hem de enerji üretimi anlamında gerçek bir hazine olan jeotermal enerjinin etkin ve verimli kullanımının sağlanmasına yönelik paneller düzenledik. Elbette tüm bunları yaparken KOBİ’lerimizi de unutmadık.

Örnek olarak, uyguladığımız projelerden ilin toprak haritasının çıkartılması konusu güzel bir verimlilik projesidir. İlin toprak tahlilini bir bütün olarak bunu bilgisayara döktük, böylelikle çiftçimiz Tarım İl Müdürlüğü’ne gittiğinde görevli arkadaş bilgisayardan tapu kayıtlarını girerek o arazide neyi ekerse en üst verimi alır, neleri ekerse verim alamaz bunu hemen toprak yapısına göre söyleyebilecek. Bu, tarımda verimlilik açısından güzel bir örnektir. Aynı şekilde toplulaştırma çalışması yaparak, bu konuda ülkemizin en ileri illerinden biri olduğumuz kesin. Arazi toplulaştırması ile parçalanmış küçük parçalı arazileri bir araya getirip yolu olan, zirai araç ve gereçle tarım yapılabilen dolayısıyla maliyeti azaltıp verimi öne çıkaran bir proje uygulamış oluyoruz.

 

4-Denizli, gelişmiş sanayisi ve üst düzeydeki eğitim seviyesi ile Türkiye’nin birçok yönden önde gelen illerinden birisidir. Bununla birlikte son dönemde Denizli’de özellikle sanayi alanında ciddi sorunların varlığından söz edilmektedir. Sizce bu sorunlar nelerdir ve çözüm önerilerinizi açıklar mısınız? Denizli’de küresel ekonomik krizin etkileri hangi ölçüde olmuştur.

 

Vali ERKMEN  Denizli halkı, günümüzün gerekliliklerini çok iyi kavramış, insana yatırımın önemine inanan insanlar. Bu nedenle ilimizdeki gelişmelere şöyle bir baktığınızda yatırımların öncelikle “insan” merkezli olduğunu göreceksiniz. Bir başka nokta sanayileşirken bile geçmişten getirdiği birikimlerle bugünü birleştiren bir anlayış hâkim burada. Tekstil’in Denizli’de bu kadar hızlı gelişen bir sanayi sektörü olmasının altında yatan temel anlayış budur. Tabi sektörel gelişmelerin bu kadar titizlikle takip edilmesi de insana yapılan yatırımın sonucu.

Bunun yanı sıra sizin de söylediğiniz gibi birçok yönden gelişmiş bir kent olarak “Anadolu Kaplanı” unvanını hak etmekte. Sanayi alanında tekstil ile birlikte cam, bakır kablo, mermer ve doğal taş ile alternatif bir sektör olan jeotermal enerji kaynaklarının kullanımı gibi çok değişik üretim alanlarında da ciddi gelişmeler olmakta.

Bu kadar hızlı büyüyen bir ilin elbette sorunları da aynı hızda büyüyor. Biz de bu sorunları çözmek, hatta önümüzdeki yıllarda ortaya çıkması olası eksikliklere yönelik tedbirleri almak için çalışıyoruz.

Denizli Sanayisinin bir dönem havayolu ulaşımına yönelik sıkıntıları ise hizmete giren yeni terminal binası ve hem İstanbul’a hem de Ankara’ya direk uçuşların başlaması ile birlikte ortadan kalktı. Bugün beklenen ise ekonomik olması nedeniyle maliyetleri düşürücü etkiye sahip demiryolu taşımacılığının etkinleştirilmesidir.  Takdir edersiniz ki, Denizli’nin ihraç ürünlerinin İzmir’deki limanlara kesintisiz, hızlı ve ekonomik bir biçimde varması, uluslararası rekabetçiliğimiz açısından hayatidir.

Dünyadaki küresel krizin etkileri, tabii ki ihracat yapan Denizli firmalarını etkiledi. Dış pazardan yeterli sipariş alamayan firmalar küçülmek ve işçi çıkarmak zorunda kaldılar. Kriz öncesi 144 bin ila 145 bin civarında olan çalışan sayısı 129 bine düştü. Ancak şu anda tekrar toparlanarak SGK’ya kayıtlı çalışan sayımız 149 bini geçti. Arkadaşlarımızın şu anda en büyük sıkıntısı, kurların düşük düzeyde seyretmesi ve iplik başta olmak üzere hammadde fiyatlarındaki artış. Yoksa bütün tezgâhlar dolu, iş anlamında bir sıkıntı yok. Ancak bu nedenle kâr hacminin düşük oluşu yeni yatırımların gerçekleşmesine engel oluyor.

 

5-Kentin öne çıkan ve dikkat çeken farklı özellikleri ile sosyo-ekonomik yapısı hakkındaki sizin değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?

 

Vali ERKMEN Denizli, çok farklı bir il. Kültürüyle, değerleriyle, insanlarıyla ve en önemlisi insanların kamuya bakış açısıyla Türkiye genelinden çok daha farklı bir çizgide ilerlediğini görüyorsunuz. Bir kere halkının çalışkanlığı ve üretime olan tutkusu ile göz dolduruyor. İlçeleri, beldeleri, kadını, çocuğuyla çalışan bir nevi alnının teriyle emeğini kazanan bir yapı var burada. Bu her yerde rastlayabileceğiniz bir özellik değil.

Bir de geçmişini hiç kaybetmemiş Denizli. Özellikle üretim konusunda. Kültürel özelliklerini bir şekilde üretime kazandırmış. Geçmişle geleceği birleştirerek geçim kaynakları yaratmış. Bu da ekonomik anlamda ön plana çıkarmış Denizli’yi. Genelde ekonomik olarak hızlı büyüyen kentlerde eğitim ikinci planda kalır. Tabii burada durum farklı. Eğitime çok ciddi bir yatırım var. Bu durum Denizli’nin eğitim konusunda da ekonomide olduğu gibi hep ön sıralarda olmasını sağlıyor.

Ekonomisi gelişmiş tüm illerde olduğu gibi Denizli’de de kırsaldan merkeze doğru bir göç yaşanıyor. Bu göç hem il içinden hem de il dışından gerçekleşiyor. Bu da İlimizde kültürel anlamda geniş bir yelpaze oluşturuyor. Sektörlerin ekonomik anlamda çeşitlilik göstermesi ilin müteşebbis ve girişkenlik ruhunu ortaya koyuyor. Bu da Türkiye’de özel sektörün en güçlü yerlerden birinin Denizli olduğunu gösteriyor.

Genel anlamda İlimize bakıldığında ise Türkiye ortalamasının altında işsizlik, ortalamanın üstünde eğitim olduğu görülüyor.

 

6-Denizli, özellikle dünyaca bilinen Pamukkale sayesinde önemli turizm merkezlerinden biridir. Valiliğinizin, Denizli’de turizmin geliştirilmesi, kalitenin artırılması adına yaptığı çalışmalar nelerdir?

 

Vali ERKMEN  Sizin de vurguladığınız gibi Pamukkale tüm dünyanın kabul ettiği çok önemli bir tabiat harikası. Zaten UNESCO’nun “Dünya Mirası” listesine girerek değeri belgelenmiş bir doğal güzellik. Bizim için bu güzelliğin korunması çok önemli. Bu güzelliğin korunmasına yönelik vatandaşlarımızın bilinçlendirilmesi ise korumanın ilk adımı. Tabii vatandaş bilinçlendikçe hizmet sektöründe de çok ciddi ilerlemeler oluyor. Yatırımcının ilimize gelişi için kapılar açılıyor. Tabii biz de gereken desteği kendilerine sunuyoruz. Her şeyden önce tüm dünyada yükselen değer olarak ortaya çıkan termal turizm konusunda kapsamlı bir çalışmamız var. Tarihe bir göz attığımızda Hierapolis’in antik çağda krallara hizmet veren önemli bir termal turizm merkezi olduğunu görüyoruz. Biz de “bugün aynı şeyi neden başaramayalım” şeklinde yaklaşıyoruz bu duruma. Eğer geçmişte bir termal turizm merkezi idiysek pekâlâ doğru yatırımlar ve etkili tanıtım ile bugün yine aynı payeyi alabiliriz. Zaten bu konuda bir altyapı var; biz bunu tüm İl’e yaymak istiyoruz. Yani Pamukkale merkezli bir turizm anlayışından tüm ili kapsayan bir turizm anlayışına yönelik çalışmalar yapıyoruz. Buldan ilçesindeki dokuma tezgâhlarının ve tarihi evlerin korunması çalışmaları, mağara ve şelalelerin tanıtımı ve il merkezi ile ilçelerdeki tüm tarihi ve doğal yapıyı turizm sektörüne hizmet verecek şekilde koruyarak şekillendirmek turizmin geliştirilmesi çalışmalarımızın temelini oluşturuyor. Hierapolis ve Laodikeia’da yapılan kazılara da destek veriyoruz. Tabii tüm bunlar koordineli ve birlik anlayışıyla yapılabilecek şeyler bu manada Denizli Belediyesi ve Denizli halkının desteğini de unutmamak gerek. Bu açıdan Denizli il merkezinde, kent çevresinde bulunan antik kentlerden çıkan eserlerin sergilendiği büyük bir müzeyi Belediyemiz ile birlikte gerçekleştirmek üzere yola çıktık.

 

7-Pamukkale’nin geçmişte yaşanan ve ciddi bir tehdit durumuna gelen kirlilik sorununa çözüm bulunması için yapılan çalışmalar hangi aşamadadır ve uzun vadeli olarak alınması zorunlu görülen tedbirler nelerdir.

 

Vali ERKMEN  Az önce de belirttiğim gibi Pamukkale doğal dokusu itibariyle çok önemli bir turizm alanı. Burada yapılan ve yapılacak olan tüm çalışmalar hassasiyet gerektiriyor. Öncelikle doğru kararlar alınmalı ve alınan bu kararlara bölge halkı destek vermeli. Ancak Pamukkale’yi salt travertenlerden ibaret olarak kabul edemeyiz. Çevresindeki tüm etkenlerle birlikte ele almak ve çalışmalarımızı bu şekilde biçimlendirmek durumundayız. Biliyorsunuz Hierapolis antik kenti travertenlerle neredeyse iç içe. Burada devam eden bir kazı çalışması var. O da önemli bir tarihi değer. Yok sayamazsınız. Aynı şekilde travertenlerin hemen altında yerleşim birimleri var. Dolayısıyla kirlenme kaçınılmaz oluyor. Bu nedenle hem zamanlamayı doğru yapmak hem de doğru tedbirleri uygulamak zorundasınız. Biz de çevrenin bütün olarak ele alınmasının en doğru uygulama olduğu hususunda karar aldık. Mesela Hierapolis kazı çalışmaları nedeniyle rüzgârla birlikte gelen tozu engellemek için peyzaj çalışmaları gerçekleştirdik. Hem görsel olarak gerçek bir şölen oldu hem de kazı alanıyla travertenler arasında “yeşil hat” oluşturarak travertenleri koruma altına almış olduk. Bakım işçileri vasıtasıyla da yağmur ve rüzgârla gelen kirliliğin düzenli olarak temizlenmesini sağlıyoruz. Basit gibi görünse de önemli ve maliyetli bir işlem. Tabii insandan kaynaklanan bir kirlilik de var. Yoğun bir ziyaretçi trafiği var bölgede. Doğal olarak kirleniyor. Bu nedenle günde üç kez olacak şekilde temizlik çalışmaları yapılmasını sağlıyoruz. Tüm bu çalışmaların tek bir amacı var. Travertenlerin beyaz kalması. Bilindiği üzere bunun ön koşulu düzenli su akışının sağlanması. Biz de “su dağıtım planı” ile tüm traverten alanının düzenli olarak su ile temasını sağlıyoruz ancak, asıl önemli olan mevcut suyun gelecek nesillere hizmet verecek şekilde kontrol altına alınması. Eskiden keyfi bir kullanım varmış. Bu son dönemde yapılan etkili bilinçlendirme ve düzenleme çalışmalarıyla nispeten kontrol altına alındı. Tabii yeterli değil. Asıl önemli olan tüm suyun tek bir elden etkili bir biçimde denetim ve dağıtımının yapılması. Biz de bu yönde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Zaten bölge halkı ve oteller de bu konuda bize gereken desteği sağlamak konusunda oldukça duyarlı. Pamukkale’nin içindeki otellerin dışarı çıkarılması, suyun tamamen travertenlere verilmesi beyazlama konusunda etkili olmuştur. Karahayıt bölgesinde ve Pamukkale Kasabası’nda gerçekleştirilen kentsel iyileştirme çalışmalarında gerek Çevre ve Orman Bakanlığımız, gerekse Özel Çevre Koruma Kurulumuz ile birlikte çalışıyoruz. Önümüzdeki süreçte çok daha güzel bir Pamukkale ve Karahayıt olacaktır.

 

8-Denizli’nin yıllık yatırım programı ve bu programın belirlenmesinde esas alınan kriterler nelerdir? Önemli proje ve yatırımların gerçekleşme durumu hakkında bilgi verir misiniz?

 

Vali ERKMEN  Temel kriterimiz ilin tüm doğal kültürel ve tarihi kaynaklarının topyekûn ele alınması. Bu çok önemli bir husus. Turizmi geliştirirken sanayiyi ya da tarımı görmezden gelemezsiniz. Bir ilin tüm kaynaklarını etkin kullanabiliyorsanız verimlilikten bahsedebilirsiniz. Aksi halde var olanı da yitirmek tehlikesi baş gösterir. Bunu yaparken halkın ihtiyaç ve beklentilerini de göz ardı etmek mümkün değil. Projeleri planlarken ya da uygularken tarafların buna inanmış olması önemli.

Bakın Denizli’de toplulaştırma çalışmaları yapılıyor bugün. Çok büyük yol kat ettik bu konuda. İl Özel İdaresi’nin ve tabii Bakanlığımızın çok ciddi desteği var. Öncelikle vatandaşlarımıza anlatıyoruz. Onların bu konudaki sorularını cevaplıyoruz. Onlar da zaten beklentilerine cevap verdiğini anlayınca tereddüt etmiyorlar. Bu önemli. Yoksa yapamazsınız. İhtiyaçlarına cevap vermeden mümkün değil. Yine tarım alanlarındaki sulama çalışmalarında sona yaklaştık diyebilirim. Su kaybını azaltacak basınçlı sistem damla sulama konusunda çiftçilerimizin yoğun bir desteği var. Ayrıca barajlarımızın bir kısmı tamamlandı, bir tanesi de neredeyse tamamlanmak üzere.

Sonra turizm alanına ivme kazandırmak amacıyla hızlı tren projesi için çalışmalar yapıyoruz. Bu proje hem ilimize ziyaretçi akışını hızlandıracak hem de işadamlarımızın hareket kabiliyetini artıracak. Demiryolu aracılığıyla nakliye işlemlerinin yapılması hususunda çalışmalarımız var. Bu, maliyetleri düşürerek sanayiyi destekleyeceği gibi karayolunun yükünü azaltacağından halkımızın ulaşım konusundaki sıkıntılarını ortadan kaldıracak etkili bir uygulama.

Jeotermal alanında da ciddi bir mesafe kat edildi. İnsanlar jeotermal enerjiyi sadece turizm amaçlı düşünürken bugün yapılan yatırımlar ve yatırımcılarımızın girişimleriyle artık her alanda kullanabileceklerinin farkındalar. Jeotermal seracılık yükselen bir çizgide ilerliyor örneğin. Yerli ve yabancı yatırımcıları bu konuda yoğun bir talebi söz konusudur. Bununla ilgili eksiklikler de her geçen gün tamamlanıyor.

 

9-Denizli İlinde göreve başladığınızda ne gibi eksiklikler tespit etmiştiniz ve bugün ulaştığınız seviye nedir?

 

Vali ERKMEN  Buraya geldiğimde beklediğimden çok daha fazlasını buldum. Az önce de söyledim. Burada Türkiye genelinden farklı olarak çalışan bir Denizli var. Beklentilerini önce kendisi gerçekleştirmeye çalışıyor ve yetişemediği, gücünün yetmediği noktada devlete gidiyor. Bu eşine az rastlanan bir durum. Örneğin Denizli Halkı Devletten okul binası istemiyor, yatırımı kendisi yapıyor Devlet’ten eğitimin diğer unsurlarını talep ediyor. Çok ciddi bir bilinç var burada.

Bunlar çok güzel tabii ama Denizli’yi sadece ekonomisiyle sanayisiyle değil kültürel yönüyle de ön plana çıkarmak gerekiyor. Tarihi, doğal ve kültürel özellikleriyle de çok yönlü olan bu kentte çok bakir alanlar da yok değil. Jeotermal konusu örneğin. Hem çevreci bir enerji kaynağı hem tarımdan turizme kadar her alanda kullanabiliyorsunuz. Pamukkale’de planlı bir gelecek çalışması yapıyoruz. Bir yandan Pamukkale bölgesindeki Hierapolis Antik kenti kazıları devam ederken bir yandan dünya mirası travertenleri koruma çalışmaları yapılıyor. Tabii kültürel mirası koruma ve kentsel dönüşüm projeleri ile de gelecekte şimdikinden çok daha fazla beğenilen bir il olacak. Zaten Denizli Halkı da bu konuda desteğini asla esirgemiyor.

 

10-Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

 

Vali ERKMEN  Denizli ili, güzel ülkemizin en güzel köşelerinden biri. Tarihi özellikleriyle, turizm zenginliğiyle, eğitim seviyesinin yüksekliği ile ve de hepsinden önemlisi çalışkan ve müteşebbis halkıyla örnek bir il. İlde huzur hâkim. Birlik, beraberlik var. İşte bu tabloda birlik ve beraberlik içinde hep birlikte Denizlimize hizmet etmeye çalışıyoruz. İnsanımızın mutlu olduğu, çözümünde yanında olduğumuz bir idari anlayışla görev yapıyoruz. Amacımız çok yakın gelecekte Denizli’nin her alanda daha da üst seviyeler gelmesidir. Bunun gerçekleştiğini görmek, bizlere gurur verecektir. Sizlere de uzun yıllardır, yaptığınız seviyeli ve ilkeli yayınlarınız nedeniyle teşekkür ederken, nice başarı dolu yıllar diliyor, sizin aracılığınız ile buradan herkese sevgi ve saygılarımızı arz ediyorum.