DENİZLİ TİCARET ODASI YÖNETİM KURULU BAŞKANI NECDET ÖZER

  • Sayı: Nisan 2011

 

SİYASET : Sayın Başkanım özgeçmişinizden kısaca söz eder misiniz?

 

ÖZER : 1964 yılında Denizli'de dünyaya geldim.  1952 yılında babam Cafer Özer, inşaat sektöründe faaliyete başladı. Biz de kardeşler olarak babamızın mesleğini devam ettirdik. Bu iş kolunun yanı sıra 1978 yılında kuyumculuk sektöründe de faaliyet göstermeye başladık. Yaklaşık 60 yıldır aile şirketi olarak ticarette bulunuyoruz. Ticari hayatımızın yanı sıra sivil toplum örgütlerinde de aktif rol aldım. 2002 yılından 2008 yılına kadar 6 yıl süreyle Genç Tüccarlar ve Sanayiciler Derneği’nde yönetim kurulu başkanlığı yaptım. Ayrıca 1999 yılında Ticaret Odası Meclis Üyeliği görevinin yanı sıra 2007 yılından bu yana da Denizli Ticaret Odası yönetim kurulu başkanlığı görevinde bulunuyorum.

 

SİYASET : Denizli’nin ekonomisi, ticari ve sanayi yapısı hakkında bilgi verir misiniz? Ticaret ve Sanayi birbirini besleyen, üretim olmadan ticaretin olmayacağı en azından gelişemeyeceği gerçeğinden hareket ederek Denizli’de ticaret sanayi işbirliği ne durumdadır? Bazı illerde ticaret, sanayi odaları aynı çatı altında faaliyet göstermektedir. Denizli’de iki ayrı oda şeklinde örgütlenmiştir. Bu durumun nedeni nedir ve ikili örgütlenmenin yararları ve sakıncaları sizce nedir?

 

ÖZER : Denizli Ticaret Odası 1926 yılında kurulmuştur. Tacir sıfatına haiz olan herkes Denizli Ticaret Odası’ndan sicil numarası almak zorunda olduğu için faaliyette olan ticarethaneler Odamıza kayıtlıdır. Fakat ilimizde sanayileşme gittikçe fazlalaşmaya başlamıştır. Sanayi alanında çalışanlar o zaman için ilimize en yakın Sanayi Odası olan İzmir Sanayi Odası’na kayıt yaptırıp gidip geliyorlardı. Ulaşımın yarattığı sıkıntılardan dolayı Denizli’de Sanayi Odası 1973 yılında kuruldu. Ankara, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Eskişehir, Balıkesir, Konya, Adana, Kayseri, Gaziantep, Aydın gibi sanayinin kuvvetli olduğu illerde bunun örnekleri de vardır. Odalarla işbirliği içerisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Denizli, bölgesinde çekim merkezi niteliğinde bir ticaret merkezidir. İhracata dayalı sanayileşme modeli ile örnek niteliktedir. Sanayi ve ticaret sıkı sıkıya birbirine bağlıdır. Denizli’nin önemli sanayi karlarından örnekler verecek olursak tekstil ve konfeksiyon sanayi çok sayıda toptancı, fasoncu, iplikçi yerel firmaların servisiyle gelişmiştir. Piyasanın olmadığı yerde çok sayıda irili ufaklı firmanın üretim yapması zordur. Küçük atölyeleri, üreticilerin girdilerini sağlayan, pazarlamasını yapan firmalar vardır.

 

SİYASET : Denizli Ticaret Odası olarak Denizli Ekonomisini geliştirmek ve kalifiye ara eleman yetiştirmek amacıyla yaptığı veya yapmayı planladığı çalışmalar nelerdir?

 

ÖZER : Odamız ve Milli Prodüktivite Merkezi işbirliğinde Denizli’de verimliliği arttırma çalışmaları kapsamında çeşitli konularda 30’a yakın eğitim seminerleri düzenlenmiştir. EBİC-EGE ve ABİGEM tarafından KOBİ’lere yönelik Avrupa Birliği, AB Mevzuatı, Tarım ve Gıda Güvenliği, Uluslararası Pazar Araştırması ve Pazarlama, İhracatta Devlet Yardımları, Kümelenme,  Rekabet Kültürü, Teknoloji ve Ar-Ge, İnovasyon, Çevre ve Seracılık gibi çeşitli konularda eğitim ve seminerler organize edilmiştir.

Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi işbirliği ile “KOBİ’ler için kurumsal Yönetim Eğitimi” 8 Ekim ile 13 Kasım 2010 tarihleri arasında Odamız’da gerçekleştirdik. KOBİ’lerin kendi süreçlerinin yine kendileri tarafından iyileştirilmesi gerektiğinin altını çizerek onlara bu yolda ışık tutacağına inandığımız bu eğitimler, KOBİ’lerin geleceklerini daha iyi programlamaları, verimliliklerini arttırmaları ve yarına daha güvenle bakmalarını sağlamayı amaçlıyor. KOBİ’lerin verimliliklerinin arttırılması ve daha rekabetçi ortamda çalışmaları için eğitimlerimiz ABİGEM tarafından da devam ettirileceği gibi çeşitli kurum ve kuruşlarla da işbirliklerimiz sürecektir.

 

SİYASET : Hükümetin sürdürdüğü çalışmalar sonucunda birçok ülke ile vize uygulaması kaldırılmıştır. Vizesiz seyahat olanaklarının gelişmesi, Denizli ve ülke ticareti açısından etkisi ne olmuştur ve bu açıdan orta ve uzun vadeli beklentilerimiz nelerdir? Özellikle Denizli firmaları bu durumu kısa dönemde fırsata çevirebildi mi? bu alanda yapılan çalışmalardan bahseder misiniz?

 

ÖZER : İş adamlarımızın vize almak için kaybettikleri zamanın azalması büyük rahatlık sağlamıştır.  Bir işadamı ihtiyaç duyduğu an bir ülkeye gidebiliyorsa, ticari ilişki kurması, yatırım yapması daha kolaylaşacaktır. Vize verilip verilemeyeceği belli olmayan bir ülke ile iş yapılması risk taşır. Bu bakımdan sağlanan muafiyet ve kolaylıklar firmalarımıza yeni arayışlarına katkı sağlamıştır. Orta Doğu ülkelerine olan iş hacmimiz artmıştır. Özellikle Suriye ile firmalarımızın bağlantıları artmıştır.

Türkiye'ye vize uygulamasını kaldıran ülkelerde Türk şirketleri kendi markalarını oluşturmaya başladı. Başta Rusya gibi dev ekonomiye sahip olanlardan Afrika ve Ortadoğu'daki en küçüklerine kadar 61 ülkenin vizeyi kaldırması, Türk işadamlarını bu ülkelere yönlendirdi. Şirketler vize uygulamayan ülkelerde yeni mağazalar açmaya ve marka yatırımı yapmaya başladı. 61 ülkeyle karşılıklı vizenin kaldırılmasını, dünya ticaretinin globalleştiği ortamda Türkiye'nin pastadan pay alması içinönemli bir adımdır. En büyük sıkıntımız yurtdışında markalaşamama idi. Artık firmalarımız vizenin kalktığı ülkelerde teşhir ve satış mağazalarıyla markalaşma yoluna gidiyor. Bugün bir markanın Moskova çevresinde 50'den fazla mağazası olduğunu biliyorum. Oda olarak 'Alternatif Pazarlar Alternatif Sektörler' adıyla projeler üretildi. Hükümetin vize kaldırma çalışmaları Türk müteşebbisin önünü açtı.

 

SİYASET : Hükümetin uyguladığı ekonomi, finansman ve maliye politikaları bölge ekonomisi göz önüne alındığında gelişme açısından yeterli mi? Bu alanda alınmasını önerdiğiniz ve uygulamasını istediğiniz politikalar ve önlemler nelerdir?

 

ÖZER : Hükümetin uyguladığı teşvik yasaları maalesef Denizli’ye olumlu yansımadı. Özellikle Denizli civar illere bakınca daha çok olumsuz etkilendi. Bu konuda istikrarlı makro politikalar istiyoruz. Gerçekçi döviz kuru istiyoruz. Devletin kontrol ettiği girdiler diğer ülkelerdeki fiyat düzeyinde sanayiciye verilmelidir.

 

SİYASET : Son günlerde küresel düzeyde “kur savaşları” tartışmaları yoğunlaşmış durumda. IMF’nin bu konuda uyarıları var. Başbakan Erdoğan Türk Lirasının değerlendirilmesi politikasının sürdürüleceğini açıkladı. Sizce olası bir kur savaşının, Türk Lirası’nın daha da değerlenmesi ve ülkemize sıcak para akışının ekonomimize, dış ticaretimize etkileri ne olabilir? Bu konuda fırsat ve tehditlerle ilgili görüşlerinizi okuyucularımızla paylaşır mısınız?

 

ÖZER : Döviz kurları ilimiz için çok yıkıcı bir etki yapmıştır. Döviz kurları ihracatımızı olumsuz etkilemiştir. Diğer taraftan ucuz ithal girdi ve mallar nedeniyle bir çok firma kapanmış ya da üretim yerine ithalata yönelmiştir.

 

SİYASET : Tarihi yerleri ve eşsiz doğal güzellikleriyle Denizli, yıllarca Turizmin odağı olmuştur. Denizli Ticaret Odası’nın turizm sektörüne yönelik gerçekleştirdiği projeler var mı? Varsa bu çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

 

ÖZER : Denizli Ticaret Odası olarak Turizm alanında düzenlenen panellere, oturumlara, konferanslara sık sık katılmaya çalışıyoruz. İlimizin bir turizm bölgesi olduğunu unutmamak gerekiyor.  

 

8- Son olarak eklemek istediğiniz hususlar var mıdır?

 

ÖZER : Bana bu fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederim ve çalışmalarınızda başarılar dilerim.