DENİZLİ TİCARET BORSASI BAŞKANI İBRAHİM TEFENLİLİ

  • Sayı: Nisan 2011

 

SİYASET : Sayın Tefenlili, özgeçmişinizden kısaca bahseder misiniz?

 

 

TEFENLİLİ : 1954 Yılında Denizli Tavas ilçesinde doğdum. İlköğretim öğrenimini tamamladıktan sonra baba mesleği olan kuruyemişçilik alanında çalışmaya başladım. Daha önceleri bir aile işletmesi şeklinde kuruyemişçiliği devam ettirip, 1989 yılında 2 kardeşim ile birlikte Altıntop Kuruyemiş A.Ş firmasını kurarak kuruyemiş alanında şirketleştik. Gerek yurt içi gerek ise yurt dışına satış yapan ve her geçen gün alıcı portföyünü genişleten firmamızla üyesi olduğumuz Ticaret Borsası yönetiminde yıllarca aktif görev aldım. 2005 yılında yapılan Odalar ve Borsalar Birliği organ seçimlerinde Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanlığına, 2009 yılındaki organ seçimleri sonucu 2. Dönem başkanlığını yapmak üzere tekrar Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildim. Evli ve 3 çocuk babasıyım.

 

SİYASET : Denizli, bereketli topraklara sahip bir ilimiz. Denizli’nin günümüzdeki tarım ve hayvancılık alanındaki üretim kapasitesi ve potansiyeli hakkında bilgi verir misiniz?

 

TEFENLİLİ : İlimiz topraklarının yaklaşık %32’si tarıma uygundur. Bu tarım alanlarının yarıya yakınında hububat yetiştirilirken, kalan alanlarda yem bitkileri, endüstriyel bitkiler ile bağ ve bahçeler yer almaktadır.Denizli bu potansiyelinin bir kısmını ihraç ederken, bir kısmını da tarıma dayalı gıda sanayisinde değerlendirmektedir. Üretimini yaptığı kimyon, kekik gibi ürünler nedeniyle baharat firmaları gerek iç piyasaya gerek yurt dışına ihracat yapmaktadırlar. Elliden fazla kuruyemiş imalatçısı firmalarımız, gerçekleştirdikleri ihracat ile ilimize döviz girdisi sağlar. Meyve ve sebzeleri ihraç eden firmalar, üretilen üzümü işleyerek şarap işleyen 15 civarında fabrika ile birlikte yem fabrikaları ve süt fabrikaları ilimizde üretilen tarım ürünleri potansiyelinin yine ilimizde değerlendirildiğini göstermektedir.İlimiz hayvancılığına kısa bir göz atacak olursak, son yıllarda 160 bini geçen büyükbaş hayvan varlığı ve günlük 600 ton civarı süt üretimi ve 100 baş üzeri çiftlik sayısında meydana gelen artışlar ile hayvancılığımızın gelişmekte olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz..Tamamen ihracata yönelik jeotermal seracılıkta yaşanılan gelişmeler önümüzdeki yıllarda da devam edecek gözükmektedir.

 

 

SİYASET : Son dönemlerde genel olarak tarım sektörümüz ve hayvancılığımız çeşitli sorunlar yaşamaktadır. Bölgenizde tarım ve hayvancılık sektörünün karşılaştığı sorunlar nelerdir? Bu sorunların çözümü için alınması gereken acil ve ivedi önlemler nelerdir?

 

TEFENLİLİ : Tarım ve hayvancılığımızın gelişmesi için hükümetimizin çalışmalarını yakından izlemekteyiz. Zaman zaman hayvancılıkta olsun, diğer tarım ürünlerinde olsun sıkıntılar yaşanmaktadır. Ancak, söz konusu sıkıntıların aşılması yönünde köklü önlemlerin alındığını, özellikle desteklerde önemli artışlar olduğu yelpazenin de genişlediğini görüyoruz. Bu nedenledir ki tarım sektörümüz 2009 ve 2010 yıllarında büyüme göstermiştir.Son günlerin gündem konusu olan hayvancılığımızda yaşanılan sıkıntıların aşılması için önemli teşvikler getirildiğini görüyoruz. Bu teşviklerin neticelerini, önümüzdeki yıllarda alacağımızı düşünüyoruz. Burada üzerinde durulması gereken önemli bir husus hayvan sayımızın dijital ortamda takip edilebilmesidir. Bu konuda bugüne kadar yapılan çalışmalar tam uygulanamamaktadır. Kulak küpeleme ve takip işlerinin sağlıklı bir biçimde yürütülmesi için köklü çözümler gerekmektedir.

 

SİYASET : Tarım sektörünün ve hayvancılığın geliştirilmesi için uygulanması gerek politikalar ve projeler neler olmalıdır? Sizce tarım sektöründe uygulanan fiyat ve teşvik politikası yeterli mi?

 

TEFENLİLİ: AB ülkelerine baktığımızda nüfusun %8 inin tarımla uğraştığını görüyoruz. Nüfusun %8 i tarımla uğraşan AB, dünyanın en büyük tarım üretici olduğu gibi, en fazla ticaretini de yapan konumunda. Tarımın bu hale gelmesi için oluşturulan ortak tarım politikaları uzun yıllardır üzerinde çok fazla değişiklik yapılmadan uygulanmakta. Bizim de AB’ye ortaklık için aday olduğumuz düşünülürse, söz konusu politikaları hayata geçirmemiz gerekiyor.Günümüzde teşviklerin ve desteklerin ne denli önemli olduğu görüldü. Son yıllarda tarımsal desteklerde önemli gelişmeler olduğunu görüyoruz. Kırsal kalkınma destekleri, hayvancılıkta sıfır faizli destekler, tarım sigortası destekleri gibi. Söz konusu desteklerin kapsamının sürdürülmesi ile birlikte tohumculuğun geliştirilmesine yönelik ciddi desteklerin getirilmesinin yararlı olacağını düşünüyoruz.

 

 

SİYASET : Denizli Ticaret Borsası’nın, Denizli’nin ekonomik gelişmesini hızlandırmak ve üretim kapasitesini yükseltmek, kalifiye ara eleman ihtiyacını karşılamak amacıyla yaptığı veya yapmayı planladığı çalışmalar var mı?

 

TEFENLİLİ: İlimiz tarımı ile tarıma dayalı sanayinin ve hayvancılığımızın gelişmesi için sürekli çalışma içindeyiz.2006 yılında ilimiz jeotermal enerjisinden faydalanarak seralar kurulabileceğini yüksek sesle dillendirdik. Yaptığımız araştırma gezileri ve eğitim seminerleri neticesi bugün ilimizde 400 dönümün üzerinde jeotermal sera kurulduğu gibi ülkemiz için bir ilk olan organize ihtisas sera bölgesini kurduk.Gelişmekte olan hayvancılığımız için ülkemizin en modern canlı hayvan pazarını oluşturduk. Kırsal kalkınma programlarından faydalanmaları için üyelerimizin nezdinde girişimler her zaman devam etmektedir. Bu şekilde ilimiz tarım ekonomisine katkı sağladığımıza inanıyorum.

 

 

SİYASET : Denizli Ticaret Borsası olarak, Denizli’nin ve bölgenin ihtiyacını karşılamak amacıyla, Avrupa standartlarında bir canlı hayvan pazarı yaptınız. Gerçekleştirmiş olduğunuz bu proje hakkında bilgi verir misiniz?

 

TEFENLİLİ: Denizli Ticaret Borsası olarak bölgemizin hayvansal potansiyelinin yüksek olması ve bölgemizde bu potansiyeli karşılayacak ve hem üreticimizin hem de tüketicimizin bütün ihtiyaçlarına cevap verecek bir hayvan pazarının olmaması bizleri bu amaca yöneltti. 2000’li yılların başlarında hayvan pazarı kurma ve çalıştırma yönetmeliği yayınlandıktan sonra, Türkiye’nin mevcut bir çok hayvan pazarını etüd ettikten sonra ilimizin ve bölgemizin ihtiyaçları göz önüne alınarak, yönetmeliğe uygun modern bir hayvan pazarı kurma çalışmalarına başladık. Kısa süren çalışmalar neticesinde AB standartlarında hizmet veren canlı hayvan pazarı ortaya çıktı.

50,000 metrekare alanda kurulu olan hayvan pazarında, padok olarak kullanılmak üzere 16,500 metrekare kapalı alan mevcuttur. Bu kapalı alanlarda 25.000 küçükbaş, 1.000 büyükbaş hayvan barındırılabilmektedir. Gerektiğinde açık alan olarak ta kullanılan 1.000 metrekarelik kapalı otopark ve 5,000 metrekare alanda açık otoparkı mevcuttur. Hastalık şüphesi taşıyan hayvanların muhafaza edildiği karantina padokları, alım satım kantarları, 110 ton suyu sürekli olarak stokta tutan su deposu, pazarın temizliği için basınçlı yıkama su sistemi, yürüyüş yolları ve meydanların temizliği için yol temizlik aracı, giriş ve çıkışta araçları tamamen dezenfekte eden dezenfekte tünelleri, pazarın her köşesinden duyulabilecek şekilde kurulmuş ses ve anons sistemi, yetiştiricilerin hizmetine sunulmuş sıcak su bulunan duşları, mescit ve lokantaların yer aldığı sosyal tesisleri, pazarın önemli noktalarının kontrol edildiği güvenlik kamera sistemi ve paratoner, Pazar içinin dezenfekte edilmesi için seyyar ilaçlama cihazları, gebe hayvanların tespiti için ultrason cihazı, sızdırmazlık esasına göre düzenlenmiş çevre kirliliği yapmayan gübre çukuru, yağmur ve temizlik sularının tahliyesi için yapılmış kanallar ve tamamen asfalt kaplı zemin, tüm işlemlerin elektronik ortamda yapıldığı bilgisayar sistemi ve bar kod okuyucular, yetiştirici ve celeplerin satılık hayvanlar ve fiyatlar hakkında bilgi alabildikleri yayın sistemi ve internet; Pazarın çalışma sisteminde görevli ve yetiştiricilere her türlü teknik destek sağlayan Tarım İl Müdürlüğü, Denizli Belediyesi ve Ticaret Borsasınca görevlendirilmiş veteriner hekimler mevcuttur.

Bu haliyle hayvan pazarımız bir yaşam kompleksi haline gelmiş sadece Türkiye de değil Avrupa’da da örnek olarak gösterilmeye  başlamıştır.