GÜZELLİĞİ VE HIZLARIYLA DİLLERE DESTAN, TÜRKMEN AHAL-TEKE ATLARI

  • Sayı: Temmuz 2011

            Ahal Teke atı, bir Türk atıdır. Bilim adamları Ahal Teke atını, 3000 yıl evvel insanlar tarafından evcilleştirilmiş olan ilk at türleri arasında görürler. Ahal Teke atları Orta Asya’da Türk halkları arasında yaygındır. Özellikle Türkmenler Ahal Teke atına sahip çıkarlar ve onun bir Türkmen atı olduğunu söylerler.Ahal Teke’nin adı Manas ve Dede korkut gibi Türk destanlarında geçer ve

 

Türkmenistan‘ın Ahal vilayetinde yaşayan Teke kabilesinden gelmektedir.

Saparmurat Türkmenbaşı Ahal Teke atları için şunu söylemektedir. “Vatanımız, halkımız, bağımsızlığımız gibi atçılığımızı da yüksek tutmak zorundayız. Bunların tümü benim yüreğimin başında yer tutuyor. Bizim medeniyetimiz dünyada en eskilerden sayılmaktadır, yeryüzündeki insanlara yol göstermiştir ve ruhi bünyelerini pekiştirerek onları korumuştur. Böyle kıymetliklerin, sembollerin birisi de attır. Bizim atalarımız o kadar temiz cins atlar yetiştirmiştir ki, onlar asırlar boyu yaşamıştır. Bizim Ahal-teke atlarımız şimdi de çok safkanlı atlardır. Onların böyle olmasına inceliği, eşi emsali olmayan dış görüntüsü şahitlik etmektedir. "

Dünyaca güzelliği, görkemi, açlığa, susuzluğa ve çöle dayanıklılığı ile ünlü Türkmen atları, Türkmenistan devletinde ayrı bir değere sahiptir. Sovyet ekonomik sistemi içinde yok olma noktasına gelen bu atlar, günümüz Türkmenistan Cumhuriyeti’nin konuya verdiği önem çerçevesinde gelişmeye ve tarihteki eski önemli yerini yeniden almaya başlamıştır. Cumhurbaşkanı Türkmenbaşı’nın konu üzerinde hassasiyetle durması, atçılığı teşvik etmesi, atılmakta olan adımları hızlandırmıştı. 

Tarihte at ile iç içe yaşamış, onu “kardeşinden bile yeğ” tutmuş, kültürü ve ekonomisinin bir parçası yapmış Türk halklarında, bu husus daha belirgin bir hal alır. Türk halklarının geniş ufukları keşif etme, farklı coğrafi mekânları fethetmeleri atın kudretli gücüyle sağlanmıştır. Onun sosyal, ekonomik ve askerî alandaki rolü, önemli bir kültür unsuru ve sembol olmasını doğuran etkenlerdir. Atın ilk defa Türk halkları tarafından ehlileştirilmesi sadece Türk medeniyetinin değil, insanlık tarihinin de dönüm noktası olmuştur. Atla birlikte kültürlenme hızlanmış, yeni üretim tarzlarını deneme metotları geliştirilmiş; insanlık, ilkel yapıdan ileri bir yapıya geçmiştir.

Dünya coğrafyası üzerinde geniş bir alana yayılan ve Türkiye Türkleri ile birlikte Oğuz Türkleri grubunda yer alan Türkmenler, asırlar boyunca atı hayatlarının bir parçası saymışlardır. Özellikle atlı-göçebe medeniyeti dairesinde atın rolünün yüksek derecede olduğu elde edilen belgelerden anlaşılmaktadır.

“Sabah kalk babanı gör. Babandan sonra atını gör.”Bu Türkmen atasözü, atların Türkmenler için ne kadar önemli, ne kadar hayati değer taşıdığını ortaya koyuyor. At, genel olarak tüm Türk kavimleri için önemlidir ama Türkmenler için “olmazsa olmaz”ların başındadır. O kadar ki; Türkmenistan dünyada “At Bakanlığı” bulunan ilk ve tek ülkedir. Yine dünyada sadece Türkmenistan’da her yıl At Bayramı kutlanıyor. 1992’den beri kutlanan At Bayramı’nda birbirinden alımlı, birbirinden ihtişamlı atlar güzellik yarışması için meydanda görücüye çıkartılıyor. Ahal-Teke atları, güzellikleri ile adeta göz kamaştırıyor. Kısa mesafeli yarışlardaki hızlarıyla bilinen dillere destan olmuş Türkmen atlarıdır.

Kaşgarlı Mahmud’un deyimiyle “At Türkün Kanadı”dır. Bu anlayış içerisinde kanatsız kuş uçamaz, atsız Türkmen aş bulamaz. Dede Korkut “yaya adamın umudu olmaz” der. Atın sosyal hayat içindeki yeri onun kutsal kabul edilmesini, kültürü oluşturan unsurların başında yer almasını doğurmuştur. Destanlarda kahraman tek başına yeterli değildir, en büyük yardımcısı atıdır. Kahramanın kişiliği, kimliği ve erliği, atının alplığı ve uzak görüşlülüğü ile yakından ilgilidir. Düşünen, konuşan, uçan bu varlık, kahramanı kötülüklerden kurtarmış, birlik ve bütünlüğün sağlanmasında rol oynamıştır. Köroğlu’nun kahramanlığının bir tarafında da “Kır at” vardır.

Kaynaklarda görkemi, güzelliği, sesi ile bir sanat şaheseri olan at; yol gösterme akıl verme yönüyle de bilge niteliğine sahiptir. Türkmen’in atı, mitolojik bir unsur olarak yer almaktadır. At bir yanıyla da insanın ruh, duygu ve düşünce dünyasını ifade eder. Saha (Yakut) Türkleri ilk insanın yarı at, yarı insan olduğuna inanmaktadırlar. Türkiye’de bir partinin sembolü olan at Kazakistan ve Türkmenistan devlet sembollerinin merkezinde yer almaktadır.

Binlerce yıldır Türkmen atlarının saflığı, duruluğu için atlar yetiştirilmiştir. Bu atlar birçok savaşlarda Türkmen’in en caydırıcı gücü olmuş, atlı ordularıyla komşu devletlerin de bir silahı olmuşlardır. Meşhur araştırmacı V. Barthold'a göre; Türkmen atları Türkmenlerin dünyaya tanıtılmasında, önemli rol oynamıştır. Türkmenistan'ın da sadece bu atların vatanı değil, bu atların kültürleştirildiği bir yurt olduğunu vurguluyor. Ayrıca Türkmen atının geçmişini M.Ö. beş bin yıl önce Aryalıların beslediği atlara dayandırılır. Aryalıların yaşadığı yerin de, şimdiki Türkmenistan olduğu kesindir. Bu kavim Asya ve Avrupa'ya, Hindistan'ın güneyine, hatta Anadolu'ya uğrayıp, kültürlerini birçok kavim ve milletlere yaydıkları gibi, atlarını da tanıtmışlar. Zerdüşt dininin mensuplarının da bunlara akraba oldukları söyleniyor. Bu dinin temsilcileri olan Avestatılar, onlara süratli koşan atlı Tur halkı anlamına gelen "Yüğrük Atlı Turlar" demişlerdir. Orta Asya'dan Urartu Devleti'ne, Mısır'a, Yunanistan'a hatta Roma'ya Türkmen atları kültürü ulaşmış, oralarda da at hayatın bir parçası haline gelmiştir. Uzak Doğu'ya, Moğolistan'a, Altay'a hatta Çin'e Türkmen atlarının ulaştığını arkeologlar vurgulamaktadırlar.

Ahal Teke atı Avrupalı at soylarını geliştirmekte önemli bir rol oynamıştır. Beverly Türk  adlı birisi tarafından 3 ya da 4 Ahal Teke atı getirilmiş ve bunlar bugünkü çok kıymetli ve en soylu atlar olarak görülen “Saf-kan İngiliz”Atı’nın türetilmesinin temeli olmuşlardır. “Türkmen atı” adında bir Ahal Teke erkeğinden Alman-imparatorluğunda 17 damızlık at türetilmiş ve bunlarla bugünkü alman yarış atları soylandırılmışlardır. Avrupa’da ki at soyları bugüne kadar hala ara sıra Ahal Teke damızlıkları ile çiftleştirilip, böylece asilleştirilirler. Almanya’da Neustadt kentinde bulunan bir Trakyalı-atı çiftliğinde kısa zaman önce tekrar Ahal Teke çiftleşmeleri ile Trakyalı-atları asilleştirilmişlerdir.

Türkmenistan'da bir menkıbe vardır. Türkmen atının hızlılığı dile getirilir bu menkıbede. Bu menkıbeye göre Ahal teke atı ile bir şahin kuşunu yarıştırmışlar. Kuşun sahibi yarış noktasından uzakta et gibi kırmızı kumaş parçası asmış. Yarış başlatılmış, at bir ok gibi fırlamış, şahinden önce başlangıç noktasına varmış. Bir başka rivayette de yarışta birinci olan at için, İran Şah'ı Kir: "Sana tahtımı vereyim, sen atını ver" demiş. Türkmen delikanlısı atını vermemiştir.

Ahal Teke atlarının Asil ve dik bir duruşu, uzun ince bir boyunu, dik omuzları, uzun bir sırtı, uzun bacakları ve küçük sert bir kalçası vardır. Boynundaki saçları ipek gibi yumuşak ama azdır. Kulakları diğer atlarınkinden uzun ve hafif Orak şeklindedir. Çoğu Ahal Tekelerin gözlerinin etrafı siyah olduğu için gözleri badem şeklinde gibi görünür. Vücudu daima hafif metalik parlar. Kılları çok ince ve yumuşaktır. Büyüleyici asil hareketleri çok elastiktir. Hüner ve eğitim gösterilerinde diğer atların zorlandığı bazı zor hünerleri kolayca başarır. Soğukkanlı, zeki, duygusal ve bazen de inatçıdır, ama sahibine daima çok bağlıdır.

Türkmenistan’da her yıl düzenlenen At Bayramı bu yılda çoksuyla kutlandı. Çeşitli kategorilerde at yarışları, halktan ve yabancı misafirlerden yoğun ilgi gördü. İlk yarışta birinci olan atın sahibine, Meclis Başkanı Akca Nurberdiyeva tarafından, Devlet Başkanı adından bir otomobil ve çeşitli hediyeler verildi. Toplam 7 yarışın düzenlendiği Aşkabat Devlet Hipodromu'nda, her yarışa 10 ila 12 at katıldı. Bütün yarışlarda birinci olan atın jokeyine araba hediye edildi. Öte yandan, ülke genelinde At Bayramı dolaysıyla çeşitli etkinlikler düzenlendi. Bu yıl At Bayramı kutlamaları, geçen yıllara nazaran birkaç gün öncesinden başladı. Uluslararası bir konferans, sergi ve at güzellik yarışması tertip edildi.

Devlet Başkanı Gurbangulı Berdimuhammedov’a çeşitli kurumlar tarafından at hediye edildi. Berdimuhammedov, bu atlardan birine bindi ve koşmaya başladı. Cumhurbaşkanı Berdimuhammedov’un talimatlarını harfiyen yerine getiren, izleyicileri selamlayan at herkesi adeta büyüledi.  Ahal-Teke atlarına olan sevgisiyle bilinen Berdimuhammedov, müzik eşliğinde atla bir gösteri yaptı. Hipodromda dörtnala at koşturan Türkmen lider, atın üzerinde halkı selamladı. Beyaz bir güvercinin at üstündeki Berdimuhammedov'un üzerine konması izleyenleri hem heyecanlandırdı, hem şaşırttı. Ahal-Teke atını oynatarak alkış alan Berdimuhammedov, ardından atı şaha kaldırdı. Böylece Berdimuhammedov, binicilikte de tam bir usta olduğunu gösterdi.