Denizli'de Kısa Sürede Yıldızı Parlayan ve Güçlü Alt Yapısı ile Şehrin Lokomotif Firmalarından Biri olan Amiroğlu Şirketler Grubu'nun Azim, Sabır ve Pozitif Enerjiyle Başarıyı Yakalayan Vizyon Sahibi Başkanı
SALİH AMİROGLU
Siyaset : Kısaca özgeçmişinizden bahseder misiniz?
Amiroğlu : 1957 Denizli'nin Babadağ ilçesinde doğdum. Ailenin ikinci büyük oğluyum. Ağabeyim İlhan AMİROĞLU'nu elim bir trafik kazası ile kaybettik. Benden küçük bir erkek bir de kız kardeşim var. İlkokulu Acıdere köyünde ortaokulu Sarayköy ilçesinde okudum.Annem ve babam çiftçilikle uğraşıyorlardı. Ortaokulu okurken babam köyde ilk traktörü alan kişi olunca traktör sevdasına ortaokulu terk ettim.Çocukluğumdan beri babama yardım ederim. Çift sürmek, traktör olduktan sonra oyun gibi gelmeye başladı."Başka şeyler yapmalıyım"diye Babadağ'a yerleştim. Çiftçilikle uğraşırken hatır için, inşaat malzemesi nakliyesi yaparak var olan traktör sayımızı artırdık.
Daha sonra da kamyon aldık.
Babadağ'da nalburiye dükkanı açtık, kömür ticaretine başladık. Denizli'ye 80'li yıllarda taşındık. Kömür ticaretinin ardından kum ocakları açtık. Sırayla hazır beton, hazır sıva tesisi kurduk. Agrega üretimi ile bu tesisleri besledik. Grubumuza asfalt ve yol yapımı ekledik. Denizli ve çevre illerde birçok duble yol, altyapı ve üst yapı çalışmalarına imza attık. Hazır beton sektöründe de müteahhitlik anlamında da hızla ilerledik. Alışveriş merkezleri, TOKİ binaları, okul inşaatları yapmaya başladık. Denizli'ye sığmamaya başlayınca Manisa'da bulunan MICIRTAŞ A.Ş.'ye ortak olup ardından tamamına sahip olduk. Manisa Organize Sanayi'de bulunan taş ocağımız Manisa ve İzmir'deki tüm hazır beton tesislerine agrega temini yapmaktayız.Özetle, AMİROĞLU ŞİRKETLER GRUBU olarak sırayla başladığımız inşaat malzemesi satışı, kum ve taş ocağı, kömür ticareti, hazır sıva ve hazır beton üretimi, asfalt üretimi, yol yapım ve taah- hütlük işlerinde ilerlemekteyiz.
Hedeflerimiz arasında emin adımlarla ilerlediğimiz inşaat sektöründe kalite ve güven anlayışımızla oluşturduğumuz farkımızı Ege Bölgesi, Türkiye ve yurtdışında da hissettirmek.
Siyaset : Bilindiği gibi Denizli kenti tarih boyunca Anadolu'da yaşanan birçok medeniyetten etkilenmiş ve medeniyetlerin Denizli'nin günümüzdeki ekonomik yapısının biçimlenmesinde izleri görülmektedir. Bu bağlamda kentinizin günümüzdeki sanayi, tarım, hayvancılık, turizm ve diğer hizmet sektörleri alanındaki üretim kapasitesi ve potansiyeli hakkında bilgi verir misiniz?
Amiroğlu : Denizli ilimizde tarih boyunca birçok medeniyet yaşamıştır. Her bir medeniyetten izler kalmıştır. Tekstil sektörü eski medeniyetlerden kalan birikimin sonunda buralara kadar gelmiştir. Denizli olarak tekstilde Türkiye'nin Dünya'ya açılan kapısı durumundayız. Birçok markaya Denizlili olarak imza attık. Tarım ve hayvancılıkta da ilimizde bölgeden bölgeye değişiyor. Her bölgenin farklı potansiyeli ve kapasitesi mevcuttur.
Siyaset : Ülkemizde tarım ve hayvancılık hem üretim kapasitesi açısından hem de istihdam açısından birçok sektörün önündedir. Buna rağmen dışarıdan ülkemize tarım ürünleri ve özellikle de son günlerde gündemde olan et ürünleri getirilmektedir. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Yapılan ithalatın ülke tarımına ve hayvancılığa zarar ve yararları ne olabilir?
Amiroğlu : Türkiye sahip olduğu coğrafya, iklim ve tarım potansiyeli hayvancılık alanında uygun koşullara sahip ender ülkelerden biridir. Ancak sahip olduğu bu duruma rağmen et fiyatlarındaki aşırı yükselme göze çarpmaktadır. Bunun sebebinin de Avrupa Gümrük Birliği Anlaşması olduğunu düşünüyorum. Bilindiği gibi bundan çok değil 20 yıl öncesine kadar dünyada kendi kendine yetebilen sayılı ülkeler arasındaydık. "Neoldu da biz bu hale geldik?"diyoruz. Ben, gelinen noktanın uygulanan ekonomi politikalarının bir sonucu olduğunu düşünüyorum. Avrupa Gümrük Birliği Anlaşması'na göre; Avrupa bizden belirli kapasitede tekstil malzemesi alacak, karşılığında Avrupa'dan biz hayvan ve hayvansal gıda ürünleri alacağımız. 2000'li yıllarda deli dana hastalığı çıktı. Mazeret gösterdik, et ürünlerini almadık. Şimdi de diyorlar almadığınız ürünlerin kontenjanını kapatınız. Hükümet bu şarta uyabilmek için mecburen girdileri (yem v.b.) yükseltip, hayvancılık yapılacak alanları (otlakları ağaçlandırıp otlama alanlarının kısıtlamak) daraltma yoluna gitmektedir. En basit örneği bu Kurban Bayramı'dır. Dışarıdan"Angus"adında gelen kurbanlıklar. Uygulanan bu politika ülkemizdeki hayvancılığa zarar vermektedir. Bir an önce gerekli tedbirlerin alınması mecburidir.
Siyaset : Sizce ülkemizde tarım ve hayvancılık sektörünün en önemli sorunları nelerdir? Sorunların aşılması için alınması gereken önlemler ve uygulanması gereken politikalar ve projeler neler olmalıdır?
Amiroğlu : Tarım ve hayvancılığın en önemli sorunları girdi sorunlarıdır.Mazota, gübreye her geçen gün zam gelmektedir. Dolayısıyla girdiler yükselmekte, ürün fiyatları da geçen yılki gibi sabit kalmaktadır. Devlet çiftçiye sübvansiyon uygulayarak bu duruma çözüm bulmalıdır. Avrupa çiftçisini korumak için % 40'lara varan sübvansiyon uygulamaktadır. En kesin çözüm, Gümrük Birliği'nden bir an önce çıkmaktır.
Siyaset : Denizli ili "Anadolu Kaplanları '' arasında öne çıkmış olan oldukça gelişmiş bir sanayi kentidir. Ancak son küresel kriz döneminde Denizli sanayi sektörü ve özellikle tekstil sektörünün ağır biçimde etkilendi görülmektedir. Sizce bu olumsuz gelişmenin ana nedenleri nelerdir ve kentin bu sorunları aşabilmesi için alınmasını düşündüğünüz önlemler ve önerileriniz nelerdir?
Amiroğlu : Tekstil sektörü geçen 5 yıl içinde biraz sekteye uğradı. Önceden Söke Ovası, Denizli Ovası hep pamuk ekiyordu. Girdilerin (mazot, gübre, vs) yüksek olması nedeniyle çiftçi başka alanlara kaydı. Dolayısıyla tekstil sektörünün kaliteli pamuğu azaldı. Yurtdışından ikame yoluna gidildi. Yurtdışından gelen pamuklar düşük kaliteli ve yüksek maliyetli olunca tekstil sektörü biraz sekteye uğradı. Buna küresel kriz de eklenince tekstilde son 5 yıl sorun yaşandı. Hükümetin bu konuda yaptığı çalışmaların kısa zamanda sorunları çözeceğine inanıyorum.
Siyaset: Denizli bir sanayi-ticaret kenti olması yanında bir tarih, turizm ve önemli termal kentidir. Denizli'nin bu alanlardaki potansiyelini gereğince değerlendirebilmesi, turizm ve termale bağlı olarak sağlık hizmetlerinin geliştirebilmesi için sizce hangi politikalara uygulamalara, projelere ve yatırımlara öncelik verilmelidir?
Amiroğlu : İlimiz aynı zamanda turizm kentidir de. Dünyaca ünlü Pamukkalemiz mevcuttur. Ayrıca Karahayıt'ta şifalı kırmızı termal suyumuz mevcuttur. Şu anda Valiliğimizin uygulamış olduğu "Termal Şehir Projesi" mevcuttur. Bu kapsamda ileride ilimiz için büyük bir turizm merkezi olacağına inanıyorum.
Kodlama | www.nuans.com.tr
© 2011 Siyaset Dergisi