8-9 Aralık 2011 tarihlerinde gerçekleştirilen zirvede, Avrupa Birliği (AB) devlet ve hükümet başkanları, Avro alanında borç krizi ile mücadele için atılabilecek önlemler ile bu kapsamda Fransa ve Almanya’dan gelen Avro alanı için “İstikrar ve Büyüme Birliği” kurulması amacıyla Anlaşma’da değişiklik yapılmasına ilişkin teklif üzerinde görüştüler. Zirve sonunda Avro alanı devlet ve hükümet başkanlarının ortak açıklamasında; güçlü bir ekonomik birliğe doğru ilerlemek üzerinde anlaşmaya varılacağını, bu doğrultuda yeni mali kurallar ile güçlendirilmiş ekonomik koordinasyonun sağlanması ve kısa vadeli sorunlarla mücadele için istikrar sağlayıcı araçların geliştirilmesi amacıyla harekete geçileceği ifade edildi.
Euro bölgesinde yer alan 17 ülke anlaşmayı imzalayacağını açıklarken dokuz ülke ise anlaşmaya onay verecek. Anlaşmayı henüz imzalamamış ülkelerin bazıları parlamentolarının onayını beklerken, İngiltere ise yeni anlaşmanın ülkenin çıkarlarına aykırı olduğunu belirterek sürecin dışında kaldı. Böylece, Almanya ve Fransa'nın, 27 üyenin onayı olan anlaşma çabaları boşa çıkmış oldu. Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy yaptığı açıklamada, tüm AB üyelerini kapsayan bir anlaşmayı tercih ettiğini, ancak bunun İngiltere'nin tutumu nedeniyle mümkün olmadığını söyledi. Sarkozy, İngiltere'nin bazı mali kurallardan muaf tutulmayı teklif ettiğini belirtti. Sarkozy, "Bunu kabul edemezdik zaten yeterli derecede kural olmadığı için şu anki sorunları yaşıyoruz" dedi. İngiltere Başbakanı David Cameron ise özellikle mali hizmetler sektörüne getirilecek yeni denetimlerden muaf tutulma konusunda güvenceler alamadığını belirterek var olan koşullar altında AB yapılarında yeni bir düzene gidilmesinin İngiltere'nin çıkarlarına uygun olmadığını söyledi ve “fiilen veto kullanmış oldum” dedi.
Başbakan yardımcısı ve koalisyondaki Liberal Demokrat Parti başkanı Nick Clegg, Cameron'un veto kararının arkasında dursa da 27 ülkenin imzaladığı bir anlaşmaya varılamadığı için üzgün olduğunu belirtti. İngiliz gazetesi Guardian gelişmeleri "Finans sektörünü koruyan Cameron Avrupa'dan dışlanma riskini aldı" başlığıyla duyurdu. Economist dergisinin Avrupa bloğunda İngiltere'nin veto kararı “Büyük Ayrılık” olarak tanımlandı ve Maastricht anlaşmasından bu yana yaşanan hayati bir dönemeçte olunduğu vurgulandı.
Bilindiği gibi, Maastricht Antlaşması’nın 104. maddesi Lizbon Antlaşması’nın 126. maddesi ile düzenlenen Aşırı Bütçe Açığı Prosedürü uyarınca, üye devletlerde bütçe ve borç durumu Komisyon tarafından izlenmekte, Komisyon’un tavsiyesi üzerine Bakanlar Konseyi, ilgili üye devlette aşırı bütçe açığı olup olmadığına karar vermektedir. Aşırı bütçe açığı prosedürüne tabi üye devlet, Anlaşma’nın 126. maddesinin 9. paragrafı uyarınca alınan bir karara uymuyor ise, Konsey, anılan maddenin 11. paragrafında sayılan tedbirlerin birini ya da birkaçını uygulamaya karar verebilmektedir.
Alınması planlanan tedbirler ise, ilgili üye devletten, tahvil ve menkul kıymetler çıkarmadan önce Konsey tarafından belirlenecek ilave bilgileri yayımlamasını istemek, Avrupa Yatırım Bankası’nı, ilgili üye devlete kredi verme politikasını gözden geçirmeye davet etmek, ilgili üye devletten, aşırı kamu açığı Konsey’in görüşü uyarınca giderilmiş sayılıncaya kadar, uygun bir miktarı Birlik nezdinde faizsiz teminat olarak yatırmasını istemek, Uygun miktarda para cezası vermek olarak sıralanmaktadır. Ancak, Aşırı Bütçe Açığı Prosedürü kapsamında bütçe açığı kurallarını ihlal eden üye devletlere yönelik yaptırımların etkin uygulanmaması üye devletlerin bütçe açığı kurallarına riayet etmede gerekli özeni göstermemesine neden oldu. Dolayısıyla, Avro alanında borç krizinin etkileri nedeniyle, Almanya Anlaşma’nın 126. maddesinin daha sıkı ve otomatik yaptırımlar içerecek şekilde değiştirilmesini önerdi. Ancak, İngiltere’den gelen ret cevabı 126. maddenin yeniden düzeltilmesini engelledi.
Zirve sonrasında Angela Merkel, Zirve kararlarından duyduğu memnuniyeti ifade ederken, Avrupa Konseyi başkanı Van Rompuy, hükümetlerarası nitelikteki sözleşmenin, Avro alanı dışında kalan üyelere de açık olduğunu vurguladı. Merkel ve Van Rompuy, söz konusu antlaşmanın, gelecekte AB Antlaşmaları içine dâhil edilmesini umduklarını belirtti. Avro alanında mali disiplinin güçlendirilmesi için alınacak önlemlerin Antlaşma değişikliği ile değil de, hükümetler arası bir antlaşma ile düzenlenmesinin başlıca nedeni, Antlaşma değişikliklerine“basitleştirilmiş değiştirme usulleri” uygulansa bile, AB’nin tüm üyelerinin onayını gerektirmesi, ancak İngiltere’nin Antlaşma değişikliğini kabul etmeyeceğini açıkça ifade etmesidir. Dolayısıyla, daha sıkı bir mali disiplin arzu eden Avro alanı ülkelerinin tek seçeneği kendi aralarında bir hükümetler arası antlaşma imzalanması yönünde oldu. Ancak, bu durumda, Komisyon hükümetler arası antlaşmanın tarafı olamayacağından, hükümetler arası antlaşma ile oluşturulan sistemin karar alma sürecinde yer almadı. Bununla beraber AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy, anlaşmaya taraf olacak ülkelerin Uluslararası Para Fonu’na (IMF'ye) ihtiyaç duyabilecek ülkeler için 200 milyar Euro ek kaynak sağlayacağını açıkladı. Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy, yeni anlaşmanın 2012 Mart ayına kadar hazır olması gerektiğini vurguladı. Sarkozy, oluşan çatlağın “iki vitesli bir Avrupa” yaratacağı yorumlarını ise kabul etmedi. Bazı yorumcular ise Zirve’nin Euro kullanan ve kullanmayan ülkeler arasındaki ayrışmayı ortaya koyduğunu düşünüyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel de Zirve’de alınan kararların Euro Bölgesi'nin güvenilirliğini arttıracağını belirtti. Merkel, "Ben hep Euro Bölgesi'ndeki 17 ülkenin güvenilirliğini geri kazanması gerektiğini söyledim. Bence bu olabilir ve bugünün kararlarıyla olacaktır” dedi.
Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi de, planlanan anlaşmanın ekonomik siyasetler açısından daha disiplinli olunmasını sağlayacağını belirtti.
AB Bakanı ve Baş müzakereci Egemen Bağış, sona eren AB Zirvesi'nin sonuç bildirgesinde yer alan, Türkiye ile ilgili olumlu ifadeleri "Hükümetimizin AB sürecinde kaydettiği gelişmelerin ve önümüzdeki dönemde atacağı adımların doğru yönde olduğunun birer göstergesidir." şeklinde değerlendirdi.
Kodlama | www.nuans.com.tr
© 2011 Siyaset Dergisi